Kategoriler
Gündem Magazin

Hülya Koçyiğit’in ihaleci damadı Ender Alkoçlar iflas etti!

Patronlar Dünyası’nda yer alan habere göre, Hülya Koçyiğit’in damadının sahibi olduğu, turizm sektörünün köklü şirketlerinden Alkoçlar Otelcilik ve Turizm AŞ’nin iflasına karar verildi. 17 Eylül saat 16.40’da verilen karar sonrası şirketin dosyası iflas müdürlüğüne gönderildi.

Geçtiğimiz aylarda görülen Alkoçlar Otelcilik’in konkordato davası olumsuz sonuçlanmıştı. Gerekçe, usule aykırı yapılan birtakım ödemeler. Mahkeme daha önce verdiği tedbir kararını da kaldırınca, şirket hacizlere karşı korumasız duruma gelmişti.

1400 yatak kapasiteli 3 otelin işletmecisi ve yüzde 100 Ender Alkoçlar’ın sahibi olduğu Alkoçlar Otelcilik ve Turizm AŞ, 2018’de konkordato talebinde bulunmuştu. Hülya Koçyiğit’in damadı olan Ender Alkoçlar’ın Konyaaltı plajı ihalesini alması çok konuşulmuştu.

TEDBİR KARARI YETMEDİ

Sektörde 70 yıldır faaliyet gösteren Alkoçlar 1.5 yıl önce konkordato talep etmişti. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, bünyesinde Alaçatı, Bodrum ve Kemer’deki üç otel bulunan Alkoçlar Otelcilik ve Turizm AŞ için tedbir kararı verilmişti.

BORÇ TOPLAM 60 MİLYON TL

Konkordato süreci devam ederken, Bodrum ve Alaçatı’daki otel kapatıldı. Toplam 60 milyon lira borcu bulunan Alkoçlar’dan alacaklı firmaların çoğu, şirketin konkordato talebinin tasdik edilmesine onay verdi. Ancak mahkemenin atadığı komiser heyeti olumsuz yanıt verdi.

Alacaklı firmalardan birinin avukatı şirketin el altından birtakım ödemeler yapması komiser heyetinin olumsuz rapor vermesinde etkili olduğunu belirtti.

KOMİSER: TEKNİK OLARAK İFLASTA

Komiserlerden biri raporda, şirketin teknik olarak iflas ettiği görüşünü bildirdi. Mahkeme verdiği red kararıyla birlikte, daha önce verdiği tedbir kararını kaldırdı; komiser heyetinin görevlerinin sona erdiğini açıkladı.

Tedbir kararının da kaldırılmasıyla, hacizlere karşı korumasız hale gelen şirket resmen iflas etti.

 

 

Kategoriler
Ekonomi

Borcu olan emeklileri üzecek karar: Ödemek zorunda!

Yaklaşık 13 milyon emekliyi üzecek bir mahkeme kararı ortaya çıktı. Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) alacakları ve nafaka borçları dışında emekli maaşlarına haciz konulamıyor. Ancak Yargıtay banka tahattütnamesi imzalayan vatandaşın emekli maaşının kesebileceği ve borçlunun serbest iradesiyle imzaladığı taahhütnamenin sonradan kaldırılamayacağına hükmetti.


Emeklinin yazılı muvafakatı olması gerekir

Habertürk’den Ahmet Kıvanç kendisine ir kişinin sorduğu “SGK tarafından iki senedir annemin ve babamın 4b emekli aylıklarından icra gerekçesiyle yüzde 33’lük kesinti yapılmaktadır. Kesinti pandemi sürecinde de devam etmektedir. En azından pandemi boyunca kesintinin kaldırılması için herhangi bir işlem, başvuru yapılabilir mi?” soruya yazısında yanıt verdi. Yargıtay’ın kararını anlatan kıvanç şunları dile getirdi: 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesine göre, SGK’dan bağlanan emekli aylığı, dul ve yetim aylığı ile iş göremezlik geliri gibi ödemelerden sadece SGK’ya olan borçlar ile nafaka alacakları için haciz konulabilir. Bunların dışında emekli aylığına haciz konulabilmesi için emeklinin yazılı muvafakatının olması gerekir. Annenizin ve babanızın, haciz konulan alacak için emekli aylığından kesinti yapılacağına dair yazılı muvafakatı yoksa SGK’ya itirazda bulunabilir.

Taahhütname sonradan kaldırılamaz

Diğer yandan, özellikle maaş hesabının bulunduğu bankadan kredi kullanılırken, borcun ödenmemesi halinde emekli aylığından kesinti yapılabileceğine dair bankalarca taahhütname alınıyor. Sonradan taahhütnamenin iptali için açılan davalar Yargıtay’dan dönüyor. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi yakın tarihli bir kararında (2019/6324 E. , 2020/3250 K.),borçlunun serbest iradesiyle imzaladığı taahhütnamenin sonradan kaldırılamayacağına hükmetti.
Karara konu dava dosyasına göre, emekli bir vatandaş, emekli aylığı aldığı bankadan kredi kullanırken, aylık 1030 TL tutarındaki taksitlerin emekli aylığından kesilmesi konusunda bankaya muvafakat verdi. Ancak daha sonra ekonomik durumunun kötüleştiğini, emekli aylığı dışında hiçbir gelirinin bulunmadığını, emekli aylığını alamadığı için zor durumda kaldığını belirterek verdiği muvafakatin kaldırılmasını, aylığından kesintilerin durulmasını istedi. Bankanın talebi kabul etmemesi üzerine dava açan emekli, yerel mahkemece haklı bulundu. Mahkeme, taahhütnamenin kaldırılmasına, taahhütname dolayısıyla emekli aylığında yapılan kesintilerin durdurulmasına ve daha önce yapılmış kesintilerin de iadesine karar verdi.

Ödenmemesi medeni kanuna aykırı

Bankanın temyiz talebi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay, yerel mahkemenin kararını banka lehine bozdu. Yargıtay kararında, emeklinin kredi kullanırken kredinin teminatı olarak banka nezdinde bulunan tüm alacakları, mevduat ve bloke hesapları üzerinde bankaya haciz yetkisi verdiği belirtildi. Davacı emeklinin bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesi gerektiği kaydedilen kararda, davacının sözleşmenin her sayfasını ayrı ayrı imzalayıp, serbest iradesi ile kredi borcu taksitlerinin bankadan aldığı maaştan ödenmesi için muvafakatname verdiği ifade edildi. Aksinin kabulü halinde, kredi isteyen kişinin mali durumu ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkansızlaşması, kötü niyetli bir kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğacağı, bunun da medeni kanuna aykırı olduğu belirtildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da (2017/2899 E. , 2018/420 K.) aynı konuda bir başka dosya ile ilgili kararında, kredi kullanırken verilen taahhüdün sonradan kaldırılmasının emeklileri mağdur edeceğine dikkat çekti. Kararda, aksi takdirde emekli maaşı dışında geliri ve bu suretle teminat gösterebileceği herhangi bir malvarlığı bulunmayan tüketicilerin, alacağının tahsili imkanını kuvvetlendirmek istemesi makul olan banka karşısında düş duruma düşüreceği, emeklileri kredi kullanamaz hale getireceği ifade edildi.

Kategoriler
Eğitim Ekonomi

KYK borçları silinecek mi? Borçlara faiz affı gelecek mi? İşte son durum

Türkiye’de üniversite eğitimi alan öğrencilerin ekonomik olarak sıkıntıya düşmemesi için öğrencilere burs ve kredi imkanı tanınıyor. KYK tarafından yapılan kredi ödemeleri öğrenci mezun olduktan sonra tahsil ediliyor. Ancak mezun olduktan sonra iş bulamayan vatandaşlar kredileri ödemekte zorluk çekiyorlar. Bu nedenle vatandaşlar tarafından internet sayfası üzerinden sık sık “KYK borçları silinecek mi?” “Borçlara faiz affı gelecek mi? “ sorularının cevapları araştırılıyor. İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, KYK borçları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Türkkan tarafından yapılan açıklamalarda, borçların yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtildi.

Türkiye’de yaklaşık 5 milyon öğrencinin Kredi Yurtlar Kurumu(KYK) borcu olduğu söyleyen Türkkan, 300 bin öğrencinin borçlarını ödeyemediği için icraya verildiğini iddia etti. Bu nedenle Türkkan KYK borçlarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.


KREDİ BORÇLARININ ERTELENMESİ

Kurumdan öğrenim ve/veya katkı kredisi alan borçlulardan borç ödeme vadesi henüz başlamayanlar ile borçlarını aksatmadan ödeyenler www.turkiye.gov. tr. adresinden e-devlet şifreleri ile erteleme talebinde bulunabilirler.

Kuruma müracaatları esnasında; Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur veya sosyal güvenlik kuruluşu niteliğindeki başka kuruluşlarla ilişkisinin bulunmaması halinde borcun ödenmesi kredi alma süresinin bitiminden itibaren endeks uygulanmak sureti ile birer yıllık sürelerle uzatılır.

Ayrıca, ödeme dönemleri askerlik yükümlülüğüne rastlayan erkek borçlular, askerlik şubelerinden alacakları belge ile Kurumumuza yazılı olarak müracaat etmeleri halinde borçları Yİ-ÜFE uygulanmadan askerlik dönemi sonuna kadar Kurumca ertelenmektedir.