Kategoriler
Dünya Sağlık

DSÖ: “Artış çok hızlı! En yüksek vaka sayısını gördük!”

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yeni tip Koronavirüs (Covid-19) vaka sayısının salgının başladığından beri en yüksek seviyeye geldiğini açıkladı. DSÖ, küresel olarak 1 milyon 998 bin 897 koronavirüs vakasıyla haftalık en yüksek seviyenin görüldüğünü duyurdu.

“ABD’DE ARTIŞ YÜZDE 10”

Sözcü’nün Guardian’dan aktardığı DSÖ’nün salgınla ilgili küresel çapta hazırladığı rapora göre, ikinci dalga paniğinin yaşanmaya başladığı dönemde yeni vakalar rekor kırdı. Dünya genelindeki verileri bir araya getiren DSÖ, 20 Eylül itibarıyla 1 milyon 998 bin 897 vakayla en yüksek rakamın görüldüğü haftanın kayıtlara geçtiğini duyurdu. Bu bir önceki haftaya kıyasla yüzde 6’lık bir artış yaşandığını ortaya koydu. Raporda Amerika kıtasındaki artış yüzde 10, Avrupa’daki artış ise yüzde 11 olarak gösterildi.

“ÖLÜM ORANLARI YÜZDE 10 DÜŞTÜ”

Vakaların aksine ölüm oranları ise bir önceki haftaya göre yüzde 10 düşüş gösterdi. Buna göre yedi günde 36 bin 764 kişi hayatını kaybetti. Can kayıplarının yüzde 52’si Amerika kıtasında, yüzde 25’i Güneydoğu Asya’da, yüzde 11’i de Avrupa’da meydana geldi. Amerika kıtasında ölüm oranları yüzde 22 düşerken, Avrupa’da yüzde 27 artması dikkat çekti.

VAKA SAYISI 30 MİLYONU GEÇTİ

Johns Hopkins Üniversitesi’nin açıkladığı son rakamlara göre dünya genelindeki toplam vaka sayısı 31 milyon 130 bin 735, ölü sayısı ise 959 bin 123 olarak kayıtlara geçti.

Kategoriler
Sağlık

Aşıda kötü haber: İşe yaramaya bilir!

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus’tan bir kötü haber daha geldi.

DSÖ’nün İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan merkezinde videokonferans yöntemiyle basın toplantısında konuşan Dr. Ghebreyesus, yarın başlayacak Birleşmiş Milletler (BM) 75. Genel Kurul toplantıları öncesi ülkelerden küresel aşı ve tedavi programına (ACT Accelerator) destek istedi.

“30 MİLYAR DOLAR TOPLANMALI”

Program için 35 milyar dolar gerektiğini ama şu ana kadar sadece 3 milyar dolar toplanabildiğini açıklayan Ghebreyesus, DSÖ’nün Covid-19 aşısı ve tedavisinde hedefe ulaşabilmesi için acilen 15 milyar dolara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. DSÖ eş güdümünde yürütülen Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı’nın (COVAX) önemine değinen Ghebreyesus, COVAX sayesinde pandeminin kontrol altına alınacağını, salgın kaynaklı ölümlerin azalacağını ve üretilecek aşının tüm ülkelere eşit dağıtımının sağlanmasına çalışılacağını kaydetti.

“2 MİLYAR DOZ AŞI…”

Ghebreyesus, Kovid-19 için dünya genelinde halen yaklaşık 200 aşı adayının klinik ve klinik öncesi test aşamasında olduğu bilgisini paylaştı. Deneme aşamasındaki aşı adaylarının tamamının başarı garantisi olmadığının altını çizen Ghebreyesus, “Şu anda geliştirme aşamasında olan herhangi bir aşının işe yarayacağına dair hiçbir garantimiz yok” ifadesini kullandı. Ghebreyesus, DSÖ olarak hedeflerinin ise 2021 sonuna kadar 2 milyar doz aşıya ulaşmak olduğunu kaydetti. DSÖ Genel Direktörü, daha fazla aşı adayının “etkili ve “güvenli” bir aşı bulma şansını artıracağına işaret etti.

ÇİN, COVAX PROGRAMINA KATILMADI

Toplantıya katılan, Küresel Aşı ve Aşılama Birliği (GAVI), üst yöneticisi Dr. Seth Berkley ise bir soru üzerine Çin’in henüz COVAX programına katılmadığını belirtti. Berkley, Çin ile bu konuda istişarelerin devam ettiği bilgisini paylaştı. Öte yandan, GAVI’den yapılan açıklamada, şu ana kadar COVAX programına şimdiye kadar 156 ülke katıldığı belirtildi. Bu ülkeler arasında Çin’in yanı sıra ABD’de de yer almadı.

“VİRÜSÜN ÇOK ÇEŞİTLİ AKTARIM BİÇİMLERİ VAR”

DSÖ Acil Durumlar Programı Direktörü Mike Ryan ise Kovid-19’un bulaşıcılığına ilişkin bir soru üzerine, virüsün damlacıklar yoluyla yayıldığına inandıklarını, yetersiz havalandırmanın olduğu kalabalık kapalı alanlarda aerosol parçacıklarının da yayılımda etkili olabileceğini ifade etti. Ryan, “Kanıtlara dayanarak, hala çok çeşitli aktarım biçimleri olduğu

Kategoriler
Gündem Sağlık

DSÖ açıkladı! Koronavirüs vakalarının yüzde 14’ü onlar!

“Dünya Hasta Güvenliği Günü” için düzenlenen etkinlikte konuşan DSÖ Genel Direktörü, sağlık çalışanlarını güvende tutmanın önemine vurgu yaptı. Ghebreyesus, “Hepimizin sağlık çalışanlarına muazzam bir borcu var. Sadece hastalara baktıkları için değil ama görev gereği kendi hayatlarını riske attıkları için de” dedi.

Dünya genelinde, DSÖ’ye bildirilen koronavirüs vakalarının yüzde 14’ünün sağlık çalışanları olduğunu belirten Ghevreyesus, bazı ülkelerde bu oranın yüzde 35’e kadar çıktığını açıkladı. Bu konudaki verilerin sınırlı olduğunu dile getiren Ghebreyesus, sağlık çalışanlarının Covid-19’a iş yerlerinde veya toplum içinde enfekte olup olmadığını bilmenin zor olduğunu söyledi.

HER GÜN ŞİDDET, TÜKENMİŞLİK, AYRIMCILIK VE STRESE MARUZ KALIYORLAR

Ghebreyesus, sağlık çalışanlarının her gün “şiddet, tükenmişlik, ayrımcılık, stres”e maruz kaldığını söyledi. Onlara “güvenli çalışma koşulları oluşturmanın, eğitmenin, hak ettikleri ücret ve saygıyı vermenin” her zamankinden daha önemli olduğunu ifade etti.

Kategoriler
Gündem Sağlık

DSÖ’ye Bakan Koca’dan aşı mesajı!

Tüm dünyanın gözünün üzerinde olduğu koronavirüs aşısı çalışmaları devam ediyor. Her gün gelen yeni test haberleri heyecanla takip ediliyor. Bu bağlamda Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da Dünya Sağlık Örgütü’ne bir mesaj gönderdi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, tüm dünyanın büyük bir umutla Kovid-19 aşısına ilişkin gelişmeleri takip ettiğini belirterek, “Bu süreçte hem aşının güvenilirliği hem de adil dağıtımı konusunda DSÖ’ye çok önemli görevler düşmektedir.” dedi.

Bakan Koca, videokonferans yöntemiyle katıldığı Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 70. Avrupa Bölge Komitesi Genel Kuruluna hitap etti.

Koca, Türkiye’de sıklıkla kullanılan “Sağlık her şeyin başıdır” sözüne atıfta bulunarak, pandeminin bu sözün ne kadar doğru ve önemli olduğunu tüm dünyaya en acı şekilde gösterdiğini söyledi.

Koca, Türkiye’de salgını tavizsiz test, takip ve tedavi stratejisiyle kontrol altında tutmayı başardıklarını dile getirdi. Koca, “Bu süreçte en büyük tesellimiz yaşlılarımız da dahil olmak üzere mortalite oranlarımızın düşük seyretmesi olmuştur. Hastalığa karşı en kırılgan durumda olan yaşlılarımızı, komorbid hastalarımızı ve sağlık çalışanlarımızı en iyi şekilde koruduk ve korumaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, tüm dünyanın büyük bir umutla Kovid-19 aşısına ilişkin gelişmeleri yakından izlediğini belirterek şöyle devam etti,

“Bu süreçte hem aşının güvenilirliği hem de adil dağıtımı konusunda DSÖ’ye çok önemli görevler düşmektedir. Biz, dünyanın güçlü bir DSÖ’ye ihtiyaç duyduğunu ve bunun savunucusu olduğumuzu her platformda vurguladık. Bu süreçte Bölge Ofisinin Avrupa Bölgesi’nin ihtiyaçlarına en uygun çözümler geliştirmede proaktif olduğunu görmek bizleri ayrıca memnun edecektir.”

150’DEN FAZLA ÜLKEYE YARDIM ETTİK

Bakan Koca, koronavirüsle mücadelede dayanışma ve birliğe ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “Ülkem bu süreçte uluslararası dayanışmanın en somut örneklerini 150’den fazla ülke ve uluslararası kuruluşun tedarik sürecine katkıda bulunarak göstermiştir” dedi.

Güçlü DSÖ ve bölgesel dayanışmaya olan inancın göstergesi olarak sağlık acil durumları kapsamında hizmet verecek DSÖ İstanbul Ofisi’ni Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge ile birlikte geçen hafta bölgenin hizmetine sunduklarını hatırlatan Koca, şunları ifade etti,

“Çoğu ülkenin kaynaklarını iç ihtiyaçlarına kanalize ettiği bu zorlu süreçte ülkemin yapmış olduğu 25 milyon dolarlık bağışın, küresel sağlık güvenliğine verilmiş önemli bir destek olduğunu belirtmek isterim. Kovid-19 ile mücadele göz önünde bulundurulduğunda, zamanlama açısından da çok kritik olan ofisin küresel nitelikli somut çıktılar sunmasını temenni ediyorum.”

DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Kluge’ye Türkiye’ye sundukları vizyon belgesi için teşekkür eder Bakan Koca, paylaşılan vizyonun bölgenin sağlık statüsünün iyileştirilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

KİMSE GERİDE BIRAKILMAMALI

Koca, programda kimsenin geride bırakılmamasına güçlü bir vurgu yapıldığını gördüğünü belirterek şunları kaydetti,

“Yapılan yeni değişikliklerle birlikte göç sağlığı programının devam ediyor olmasından duyduğum memnuniyeti dile getirmek isterim. Zira, tüm Avrupa adına göç ve sağlık konusunda büyük bir yükün altına giren ülkem açısından konunun Avrupa Bölgesi’nin en öncelikli çalışma alanlarından biri olduğunu görmek isterim.”

Bakan Koca, Kluge’nin Hemşire ve Ebeler Yılının 2021’e uzatılması görüşünü de desteklediğini ifade ederek, “İçinde bulunduğumuz durumda cesur sağlık çalışanlarımızın emeklerini göz önünde bulundurarak, Hemşire ve Ebeler Yılının 2021’e uzatılması görüşünüzü destekliyorum hatta daha da genişleterek 2021’in Sağlık Çalışanları Yılı olarak seçilmesini öneriyorum.” diye konuştu.

DSÖ DİREKTÖRÜNDEN TÜRKİYE’YE ÖVGÜ

DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge de Türkiye’de verilen sağlık hizmetlerinden ve koronavirüs salgınıyla mücadeleden övgüyle bahsetti.

Türkiye’yi ziyaretinde mültecilere yardım amacıyla kuzeybatı Suriye’ye gönderilen tıbbi malzeme konvoylarını gördüğünü belirtti Kluge. Birinci basamak sağlık kuruluşlarını ziyaret ettiği anlatan Kluge, gördüğü manzaradan çok etkilendiğini söyledi.

Doktor, hemşire ve sosyal çalışmacılarla konuştuğunu, Suriyeli mültecilerin ve sağlık çalışanlarının eğitimlere katılarak sertifikalar aldığını, maaşlarının ise Türkiye’deki hükümet tarafından ödendiğini ve çalışmalarına izin verildiğini dile getiren Kluge, “İnsan odaklı, cinsiyete ve kültüre hassas ve dil bariyeri aşılmış sağlık hizmeti sunuyorlar. Hayatımda böyle bir şeyi görmedim ve inanılmaz etkilendim.” dedi.

Kluge, Avrupa ülkelerinde yaşanan ve sayısı artan acil durumlara da değindi. Hazırlıklılık ve yanıt kapasitesinin ne kadar önemli olduğuna değinirken şöyle konuştu,

“Bununla ilgili de güzel bir haberimiz var. Bundan dört gün önce Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca ile beraber İstanbul’da hazırlıklılık amacıyla hizmet verecek yeni Coğrafi Ayrık Ofisinin imza töreni ve açılışını dört farklı noktadan bağlantılarla gerçekleştirdik. Dr. Koca, biliyorum siz bu videoyu izliyorsunuz. Size ve müthiş ekibinize teşekkür ederim.”

Kategoriler
Sağlık

Korkutan açıklama! “Salgın etkilerinin henüz başındayız!”

Koronavirüs aşıları ve tedavi çalışmaları tüm dünyada aranırken Dünya Sağlık Örgütü, korkutan tablo ve beklentileri açıkladı. Örgüt salgının etkileriyle ilgili olarak önemli noktalara değinen yetkililer endişe verici paylaşımlarda bulundu.

Çin’de aralık ayında ortaya çıkan koronavirüs geride kalan sürede tüm dünyada 30 milyonu aşkın insana bulaştı. Salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise resmi verilere göre 945 bin 92. Hal böyleyken Dünya Sağlık Örgütü’nden gelen son açıklamalar durumun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Dr. David Nabarro salgının seyriyle ilgili yaptığı açıklamada “Durum gerçekten çok ciddi. Daha henüz ortalarında bile değiliz. Virüsün dünya çapında yaratacağı sonuçların daha başındayız” ifadelerini kullandı.

GENÇ VE GENÇ YETİŞKİN YATIŞ ORANLARI ARTTI

Dünya çapında 30 milyondan fazla kişiye bulaşan virüse ilişkin DSÖ’de görevli epidemiyolog Maria Van Kerkhove, Kovid-19 vakalarında ortalama yaşın düştüğünü belirterek hastaneye kaldırılan vakaların yaş ortalamasının 15-49 yaş arasında olduğu ve hastaneye yatma oranlarında artış yaşandığını açıkladı.

Kerkhove, bazı ülkelerde endişe verici eğilimler görülmeye başlandığını da belirtti. Özellikle İspanya, Fransa, Karadağ, Ukrayna ve ABD’nin bazı eyaletlerinde yoğun bakım ünitelerinde artışların görüldüğü aktarıldı. Bunun endişe verici olduğu belirtilirken henüz grip mevsiminin bile başlamadığı ifade edildi.

MEVSİMSEL GRİP DÖNEMİ HENÜZ GELMEDİ

Dr. Maria Van Kerkhove, sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği bir canlı yayın sırasında birkaç ay içerisinde başlayacak olan kış mevsimi grip dönemi ile yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) kuzey yarımkürenin bazı kısımlarında endişe verici bir hızla yayılmasına ilişkin uyarıda bulunarak, “Bazı ülkelerde endişe verici eğilimler görüyoruz” dedi.

Kerkhove, “Hastaneye yatırılan ve yoğun bakım ünitelerine alınan kişi sayılarında özellikle İspanya, Fransa, Karadağ, Ukrayna ve bazı ABD eyaletlerinde artış gözlemliyoruz. Bu durum endişe verici çünkü mevsimsel grip dönemi henüz gelmedi.” açıklamasında bulundu.

DAHA HENÜZ ORTALARINDA BİLE DEĞİLİZ

Dünya Sağlık Örgütü’nün Kovid-19 konusundaki özel temsilcilerinden biri olan David Nabarro, koronavirüs pandemisinin daha yeni başladığını ve sonuçlarının herhangi bir bilim kurgu filminden daha kötü olacağını söyledi. Nabarro, “Durum gerçekten çok ciddi. Daha henüz ortalarında bile değiliz. Virüsün dünya çapında yaratacağı sonuçların daha başındayız ve şahsen şuna inanıyorum ki, gerçekten çok olumsuz bir etkiye yol açacak” dedi.

Nabarro, mevcut durum nedeniyle hükümetleri de eleştirdi. Ülkelerin pandemi hazırlığına yatırım yapmamış olduğunu ve DSÖ’nün ocak ayındaki uyarılarını yeterince dikkate almadığını belirten Nabarro, mevcut durumu ‘gerçekten utanç verici’ diye niteledi.

YOKSULLARIN SAYISI İKİYE KATLANDI

DSÖ yetkilisi, “Bu korkunç bir durum. Dünyayı sadece bir resesyona değil, muhtemelen yoksulların ve yeterince beslenemeyenlerin sayısını ikiye katlayan, yüz milyonlarca küçük iş yerini iflasa sürükleyen devasa bir ekonomik daralmaya yol açacak şekilde kontrolden çıkmış bir sağlık meselesi” diye konuştu.

Kategoriler
Sağlık

Dünya Sağlık Örgütü açıkladı! Eğer çocuklar okula giderse!

Çin’in Wuhan kentindeki hayvan pazarından yayılan corona virüs konusunda Dünya Sağlık Örgütü’nden açıklama geldi.

“Koronavirüs çocuklarda hafif geçiyor. Gerekli tedbirler alınırsa okullar açılabilir. Okulları kapatmak en son çare olmalı”

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus ile UNICEF ve UNESCO yetkilileri videokonferans yöntemiyle basın toplantısı düzenledi. Salgının ardından geçen 9 ayda pek çok soru işareti olduğunu ama “daha net bir resim” görmeye başladıklarını aktaran Ghebreyesus “Çocukların ve ergenlerin enfekte olabileceğini ve başkalarına da bulaşabileceğini biliyoruz. Bu virüsün çocukları öldürebileceğini biliyoruz. Ancak enfeksiyonun çocuklarda daha hafif geçme eğiliminde olduğunu, onlar arasında koronavirüs vakalarından kaynaklı çok az sayıda ciddi vaka ve ölüm yaşandığını da biliyoruz” dedi. Bu sebeple “Hepimiz çocukların okula geri dönmesini istiyoruz” diyen Ghebreyesus “Bazı ülkelerde okullar hâlâ kapalı. Çocuklar, gençler ve bir bütün olarak toplumlar üzerindeki yıkıcı sonuçları göz önüne alındığında, okulları kapatma kararı son çare olmalı” şeklinde konuştu.