Kategoriler
Ekonomi Politika Sağlık

Maske cezasını ödemeyene devlet hizmet vermeyecek!

Koronavirüs salgını ile mücadelede en önemli etkenlerden biri olan maske kullanımına yönelik yaptırımlar her geçen gün daha da sıkılaşıyor. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün corona virüsü salgınına dair önemli açıklamalarda bulundu.

Erdoğan başkanlığında Beştepe’de Kabine toplantısı yapıldı. Corona virüsü salgınında son durumun değerlendirildiği toplantıda Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da artan vaka sayılarına ilişkin il bazında bir sunum yaptı. Erdoğan toplantının ardından yaptığı açıklamalarda salgının tüm dünyada etkisini artırdığını belirterek halkı temizliğine dikkat etmeye davet etti.

ÖDEMEZLERSE FAYDALANAMAYACAKLAR

Cumhurbaşkanı maske kullanımının önemini vurgularken maskesiz yakalananlara kesilen cezalara ilişkin olarak, “Maske ve mekan denetimlerinde uygulanan cezaların bazı kamu kurumlarında yapacak işlemler öncesi ödenmiş olması mecbur hale getirilecektir” değerlendirmesinde bulundu.

MAHKELE MASKE CEZASINI İPTAL ETMİŞTİ

Haziran ayında valilikler tarafından yayınlanan genelgelere göre maske takmama cezası kişi başı 900 TL olarak belirlenmişti. Fakat daha sonra maske cezaları mahkeme tarafından iptal edilmeye başlandı. Örneğin temmuz ayında Bolu’da maskesiz gezdiği için N.İ’ye kesilen para cezası iptal edildi. Mahkeme iptal gerekçesinde, ‘Hem sosyal devlet olma ilkesi, hem de getirilen zorunluluğun mali külfet getirmesi gereği, devletin kişi başına her gün 3 tane maske sağlama zorunluluğu olduğu’ ifadeleri yer almıştı.

 

Kategoriler
Gündem Sağlık

Koronavirüs vakaları neden artıyor? Uzman isim açıkladı

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi henüz kontrol altına alınamadı. Uzmanlar ve yetkililer hastalıktan korunmanın en temel yollarından birinin maske kullanımı olduğunu söylüyor. Peki maskeler ne kadar güvenli? Hangi maske koronavirüs vakalarından bizi koruyor? Bu konuda araştırma yapan Tüketici Hakları Derneği’nin Gaziantep Şube Başkanı Bülent Yılmaz korkutan gerçeği ortaya çıkardı.

Sözcü’nün haberine göre Tüketici Hakları Derneği (THD) Gaziantep Şube Başkanı Eczacı Bülent Yılmaz, devletin yapmadığı piyasadaki maskelerin denetimini dernek olarak yaparak büyük tehlikeyi ortaya çıkardı. Yılmaz’ın yaptırdığı araştırmaya göre, piyasadaki maskelerin büyük bölümü “olmazsa olmaz” olan virüse karşı koruyucu özellikleri taşımıyor.

Üç kat diye satılan maskelerin birçoğunda pahalı olduğu için asıl filtre görevi gören “meltblown” kumaş kullanılmıyor. Yılmaz, devletin piyasada acilen maske denetimi yapıp sahte maskelerin toplatılmasını isterken, son dönemde artan salgının sahte maskelerden kaynaklandığını savundu.

ÜTS KAYDI ARANMIYOR

Yılmaz, tıbbi cihaz konusundaki standartların sıkı tutulduğunu ancak genel kullanım amaçlı olarak piyasaya sunulan maske ve benzeri ürünlerde bu standartların gerekli olmadığının açıklandığını belirtti. Yılmaz, piyasaya maske üreten firmalardan “tıbbi cihaz satış merkezi yetki belgesi” veya Ürün Takip Sistemi (ÜTS) kaydı aranmadığını da bildirirken, “Ne yazık ki, vatandaşların kullandıkları maskeler için resmi bir kontrol ve takip mekanizması yok” dedi.

Toplum zaten salgınla mücadele kurallarına yeterince uymazken, maskelerin standartlara uygun olmadığı iddiası ortaya atıldı.

UYGUN DENETİM YAPILMIYOR

Yılmaz, Tip1 diye ifade edilen tıbbi yüz maskelerinin, özellikle pandemik durumlarda toplumda enfeksiyonların yayılma riskini azaltmak için kullanıldığını belirtti. Ancak bu maskelere yönelik piyasa denetimi yapılmadığını, sadece maske yapımında kullanılan kumaşların denetlendiğini söyledi. Yılmaz 3 katlı maskelerin 1’inci ve 3’üncü katında “spunbond” kumaşın, 2’nci katmanında ise asıl filtre vazifesi gören “meltblown” isimli kumaşın kullanılması gerektiğini vurguladı.

HEPSİ İMHA EDİLMELİ

Bülent Yılmaz, 3 katlı maskelerde olması gereken katman ve standartları karşılamayan maske üretimine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Yılmaz, piyasada standart dışı maskelere yönelik yoğun denetimlerin yapılması ve sahte maskelere el konularak imha edilmesi çağrısında bulundu.

RANT VE KAR HIRSI YÜZÜNDEN KURBAN OLDUK

Piyasada satılan maskelerin çok büyük bir bölümünde her 3 katmanda da spunbond kumaşın kullanıldığını, vurgulayan Bülent Yılmaz, “Bunun en temel sebebi spunbond kumaşın kilo fiyatı 4-5 dolar iken, meltblown kumaşın 15-16 dolar olması” dedi.

Salgının ilk ortaya çıktığı ve maske talebinin çok arttığı mart-nisan aylarında meltblown kumaş fiyatının 35 dolara kadar çıktığını da belirten Yılmaz, “Sahte maske üretiminin temelinde yatan şey, fahiş kâr etme arzusudur.

Ne yazık ki hiçbir koruma özelliği olmayan ve ancak sahte maske olarak tanımlayacağımız bu ürünler sebebiyle, Covid-19 salgınının yayılma hızının öngörülenin üzerinde olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Kategoriler
Spor Türkiye

Futbol Federasyonu Başkanı açıkladı! “Ne olursa olsun devam edeceğiz!”

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, liglerin başlamasından, yayıncı kuruluşa, gündemdeki hakem eleştirilerinden, takımların seyircili maç isteklerine kadar birçok konuda Demirören Haber Ajansı’na (DHA) özel açıklamalarda bulundu.

NE OLURSA OLSUN DEVAM EDECEĞİZ

Liglerin pandemi sürecinde başlamasını ve kulüplerin tedbir konusunda hassas olmaları gerektiğini belirten Özdemir, “Liglerimiz başladı, Süper Lig takımlarımızı bu işlere çok dikkat ediyor, aynı şekilde 1’inci Lig takımlarımız da çok dikkat ediyor. Misli.com 2’nci Lig ve Misli.com 3’üncü Lig’de pandemiden dolayı bazı olaylar yaşıyoruz. Her kulübün dikkat etmesi lazım. Hakemlere gözümüz gibi bakıyoruz, onlarda da pozitif vakalar çıkıyor. 2’nci Lig ve 3’üncü Lig takımları kamp yerlerini antrenman sahalarına daha çok dikkat etmeleri gerekiyor. Ne olursa olsun liglere devam edeceğiz” diye konuştu.

SEYİRCİLİ OYNAMAK İSTİYORUZ

Takımların maçları seyircili oynama isteğine de değinen Özdemir, “Türkiye’de pandeminin seyrini hep birlikte takip ediyoruz. Sağlık Bakanlığımız ve Bilim Kurulumuz da bu işin üzerinde. Sürekli görüşme halindeyiz. Türkiye Futbol Federasyonu Sağlık Kurulu da bu işin üzerinde. Biz de maçları seyircili oynatmak istiyoruz, neredeyse yüzde 10 kapasiteli oynamasına da razı olduk ama Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu müsaade etmiyor. Önümüzdeki günlerde pandemi de bir rahatlama olursa görüşmelerimizi devam ettirerek  bütün liglerimizi az da olsa, taraftarla hiç olmazsa localarımızı açarak liglerimize devam etmek istiyoruz” diye konuştu.

YAYINCI KURULUŞLA GÖRÜŞMELER DEVAM EDİYOR

Yayıncı kuruluş ile yaşanan ödeme konusunda yakın zamanda çözülmesi için görüşmelerin sürdüğünü dile getiren Özdemir, “Görüşmelerimiz devam ediyor. Sık sık görüşüyoruz, inşallah onu da kısa sürede sonuçlandıracağız” dedi.

HAKEMLER DE İNSAN

Hakem hatalarının en asgari şekilde olması için çalıştıklarını söyleyen Özdemir,  “Maçlarımızı hem hakemlerimiz, hem de VAR yönetiyor. Bunun TFF 1’inci Ligi ve Msli.com 2’nci Lig, Misli.com 3’üncü Lig’i var ve buralarda da hakem olaylarına maalesef rastlıyoruz, olabilir onlar da insan, VAR’da görevli olanlar da insan. Biz bu hataları en alt seviyede, minimum seviyede tutmak istiyoruz. Merkez Hakem Kurulu ve hakem arkadaşlar ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar. Her geçen hafta daha da iyi olacaklarına da inanıyoruz” açıklamasında bulundu.

MİSLİ COM. PARMAĞINI, ELİNİ DEĞİL VÜCUDUNU TAŞIN ALTINA SOKTU

Futbolun sıcak gündemine ilişkin açıklamalarda bulunan ve Misli.com’un alt liglere sponsor olmasının büyük bir öneme sahip olduğuna da vurgu yapan Özdemir, “Misli.com ile bir anlaşma yaptık. Hem isim sponsoru oldular, hem de maçları yayınlayacaklar. 2’nci ve 3’üncü Lig kulüplerimiz için çok büyük bir avantaj. Bundan sonra Misli.com 2’nci Lig ve Misli.com 3’üncü Lig maçları daha güzel maçlar olacak. Oyuncular kendilerini motive edecekler, maçların yayınlandığını bilecekler. Kulüplerimiz de bunu istiyordu. Misli.com’da elini parmağını değil vücudunu taşın altına soktu ve gelip sponsor oldular ve onlarla beraber devam edeceğiz” dedi.
Kategoriler
Ekonomi Gündem

Son Dakika! SGK o paraları geri ödüyor!

Emeklilik yaşı gelmesine rağmen emekliliğe hak kazanamayan pek çok kişi bugüne kadar ödediği primlere ne olacağını kara kara düşünüyor. Yıllarca çalışıp emeğinin bir kısmının maaştan prim olarak kesilen ama emeklilik hayaline kavuşamayanların ortak düşüncesi olan bu soruna Sosyal Güvenlik Kurumundan yanıt geldi. Sosyal Güvenlik Kurumunun açıklamasına göre emekliliğe hak kazanamayanlara ödedikleri primler toplu olarak iade edilecek. İşte, SGK’ya yatan prim ücretlerinin iadesi konusundaki tüm detaylar.

EMEKLİ OLMAK İÇİN NELER GEREKİYOR

Sigortalı bir işte çalışan pek çok kişinin hayali emekli olmaktır. Emekli olabilmek için gerekli şartları eksiksiz tamamlamış olmak gerekir. Emekliliğe hak kazanabilmek için yaş, sigortalılık süresi ve sigorta prim günü şartlarının hepsinin eksiksiz yerine getirilmiş olması gerekir. Aynı zamanda yaş ve sigortalılık süresini dolduran vatandaşların prim ödemelerini yapabilmeleri için vatandaşlara hizmet borçlanması yapabilme hakkı sunulmuştur. Hizmet borçlanması kadınlar için doğum, erkekler için askerlik ve yurt dışında çalışan vatandaşlar için de yurt dışı borçlanma hakkı sunuluyor.

ÖDEMELER NASIL TOPLU GERİ ALINIR

Milliyet’te yer alan habere göre, emekliliğe hak kazanamayan pek çok kişi, hizmet borçlanması ile de emekliliğe hak kazanamıyorsa vatandaşlara ödedikleri primleri toplu olarak geri alma hakkı sunuluyor. Toplu prim iadesi almak isteyen vatandaşların resmî olarak başvuruda bulunması gerekir. Prim iadesi almak üzere başvuruda bulunacak olan kişilerin SGK’ya bağlı olarak hizmet akdine bağlı 4A veya kendi hesabına ya da ismine bağlı 4B sigortalılık statüsünde çalışmıyor olması gerekir. 4A, 4B ve 1 Ekim 2008 tarihinden sonra 4C kollarından birinde çalışan kişilerin emeklilik için gerekli olan yaş ve hizmet sürelerinin tamamlanmış olması gerekir. Bu hizmet süresi kadınlar için 20 yıl, erkekler için de 25 yıl olarak belirlenmiştir. Birden fazla işte çalışan kişilerin atına yapılan toplam prim ödemelerinin asgari ücretin 7.5 katında olması halinde aradaki farkın iade edilir. Tavan olarak belirlenen tutarı aşan kişilerin primlerini geri alabilmeleri için 10 yok içinde başvuruların yapılması gerekir.

TOPLU ÖDEME GERİ ALMA BAŞVURUSU NASIL YAPILIR

Sosyal Güvenlik Kurumundan toplu prim ödemesini alabilmek için resmî bir başvuru yapılması gerekir. Başvuru yapılmadığı durumda ödeme yapılması mümkün değildir. Kişiler prim ödemelerini alabilmek için ikametlerinin bulunduğu Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüklerine ya da Sosyal Güvenlik Kurumu ilçe merkezlerine dilekçe yazarak başvuruda bulunmaları gerekir. Toptan ödeme alan kişilerin Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında yeniden sigortalı olarak işe başlaması durumunda ihya sistemi devreye giriyor. Ödeme alan vatandaşların emekliliğe hak kazanması için ödeme aldıkları prim miktarı kadar yeniden yatırmaları durumunda emekli olmaya hak kazanırlar. Bu sayede pek çok kişi emekli olamasa bile ödediği primleri toplu olarak alma ve bir açığını kapatma imkanı da buluyor.

Kategoriler
Gündem Sağlık

TTB açıkladı! Vaka sayıları söylenen rakamların üzerinde!

Koronavirüs vakalarına dair her gün yeni gündemler oluşuyor. Dünyanın her yerinde hala etkisini sertçe devam ettiren koronavirüs hakkında yapılan araştırmalar da devam ediyor. Bu nedenle Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu, 18 Mart’tan bu yana pozitif Kovid-19 vakaları ile karantinada olan temaslıların takibini yapan aile hekimleriyle bir anket gerçekleştirdi.

Birgün’den Oktay Evsen’in haberine göre; ankette, “Aile hekimlerinin izlediği vaka ve temaslı sayılarındaki artışın, Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı vaka sayılarıyla kıyaslandığında daha fazla olduğuna” dikkat çekildi.

62 ilden 913 aile hekiminin katıldığı ankette, Nisan ayına göre koronavirüs vakaları ve karantinada olan temaslıların takibine yönelik izlem sayılarının artıp artmadığı soruldu. Aile hekimlerinin yüzde 72’si, takibini yaptıkları koronavirüs hastası ve temaslı sayılarının, salgının tepe noktasının yaşandığı Nisan ayına göre arttığını belirtti.

LİSTELERDE BİNLERCE KİŞİ VAR

Ankette, aile hekimlerine PCR testi pozitif olan kaç koronavirüs hastası olduğu da soruldu. Bu soruya 897 aile hekimi yanıt vererek izlem listelerinde toplam 7 bin 622 PCR testi pozitif olan koronavirüs hastası olduğunu belirtti. Çalışmaya katılan aile hekimlerinin izlem listelerinde ise toplam 23 bin 437 kişi bulunduğu ifade edildi.

Anketin sonuçlarına ilişkin de “Aile hekimlerinin izledikleri vaka ve temaslı sayılarının İstanbul ili dışında artmış olduğu, genel olarak salgının hız kazandığı ağırlıklı görüş olarak bildirilmiştir” denilerek, “Aile Sağlığı Merkezlerinde en az bir sağlık çalışanının koronavirüs olduğunu bildirenlerin oranının yüzde 40 olması sağlık çalışanlarının oldukça yüksek risk koşullarında çalıştıkları anlaşılmaktadır” ifadelerine yer verildi.

ÖLÜYORUZ, SESİMİZİ DUYAN VAR MI!

CovId-19 nedeniyle bir sağlıkçının daha hayatını kaybettiği açıklandı. TTB’den yapılan açıklamada, “Elazığ’da çalışan kadın hastalıkları ve doğum uzmanı meslektaşımız Dr. Orhan Özdiller’i koronavirüs nedeniyle kaybettik. Ailesine ve tüm sağlık camiasına başsağlığı dileriz” denilerek “Ölüyoruz, sesimizi duyan var mı?” ifadelerine yer verildi.
Kategoriler
Gündem

Kabine toplanıyor! Yeni yasaklar gelecek mi?

Kabine Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında saat 15’de Külliye’de toplanacak.

Öncelikli gündem yine Doğu Akdeniz’deki gelişmeler olacak. Ankara’nın gerilimi azaltmak için attığı son adımların sonuçları değerlendirilecek.

GÜNDEMDE VAKA ARTIŞI OLACAK

Kabine toplantısında son dönemlerdeki vaka artışı da değerlendirilecek. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, son duruma ilişkin kabine üyelerini bilgilendirecek. Korona virüsle mücadelede alınabilecek yeni tedbirler konuşulacak.

Kabine toplantısında ayrıca Libya ve Suriye konusunda Türk heyetlerinin muhatapları ile yaptığı görüşmeler ile terörle mücadele ve ekonomideki gelişmeler de ele alınacak.

Toplantıdan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklama yapması bekleniyor.

 

 

 

 

 

 

Kategoriler
Gündem Sağlık

DSÖ’ye Bakan Koca’dan aşı mesajı!

Tüm dünyanın gözünün üzerinde olduğu koronavirüs aşısı çalışmaları devam ediyor. Her gün gelen yeni test haberleri heyecanla takip ediliyor. Bu bağlamda Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da Dünya Sağlık Örgütü’ne bir mesaj gönderdi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, tüm dünyanın büyük bir umutla Kovid-19 aşısına ilişkin gelişmeleri takip ettiğini belirterek, “Bu süreçte hem aşının güvenilirliği hem de adil dağıtımı konusunda DSÖ’ye çok önemli görevler düşmektedir.” dedi.

Bakan Koca, videokonferans yöntemiyle katıldığı Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 70. Avrupa Bölge Komitesi Genel Kuruluna hitap etti.

Koca, Türkiye’de sıklıkla kullanılan “Sağlık her şeyin başıdır” sözüne atıfta bulunarak, pandeminin bu sözün ne kadar doğru ve önemli olduğunu tüm dünyaya en acı şekilde gösterdiğini söyledi.

Koca, Türkiye’de salgını tavizsiz test, takip ve tedavi stratejisiyle kontrol altında tutmayı başardıklarını dile getirdi. Koca, “Bu süreçte en büyük tesellimiz yaşlılarımız da dahil olmak üzere mortalite oranlarımızın düşük seyretmesi olmuştur. Hastalığa karşı en kırılgan durumda olan yaşlılarımızı, komorbid hastalarımızı ve sağlık çalışanlarımızı en iyi şekilde koruduk ve korumaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, tüm dünyanın büyük bir umutla Kovid-19 aşısına ilişkin gelişmeleri yakından izlediğini belirterek şöyle devam etti,

“Bu süreçte hem aşının güvenilirliği hem de adil dağıtımı konusunda DSÖ’ye çok önemli görevler düşmektedir. Biz, dünyanın güçlü bir DSÖ’ye ihtiyaç duyduğunu ve bunun savunucusu olduğumuzu her platformda vurguladık. Bu süreçte Bölge Ofisinin Avrupa Bölgesi’nin ihtiyaçlarına en uygun çözümler geliştirmede proaktif olduğunu görmek bizleri ayrıca memnun edecektir.”

150’DEN FAZLA ÜLKEYE YARDIM ETTİK

Bakan Koca, koronavirüsle mücadelede dayanışma ve birliğe ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “Ülkem bu süreçte uluslararası dayanışmanın en somut örneklerini 150’den fazla ülke ve uluslararası kuruluşun tedarik sürecine katkıda bulunarak göstermiştir” dedi.

Güçlü DSÖ ve bölgesel dayanışmaya olan inancın göstergesi olarak sağlık acil durumları kapsamında hizmet verecek DSÖ İstanbul Ofisi’ni Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge ile birlikte geçen hafta bölgenin hizmetine sunduklarını hatırlatan Koca, şunları ifade etti,

“Çoğu ülkenin kaynaklarını iç ihtiyaçlarına kanalize ettiği bu zorlu süreçte ülkemin yapmış olduğu 25 milyon dolarlık bağışın, küresel sağlık güvenliğine verilmiş önemli bir destek olduğunu belirtmek isterim. Kovid-19 ile mücadele göz önünde bulundurulduğunda, zamanlama açısından da çok kritik olan ofisin küresel nitelikli somut çıktılar sunmasını temenni ediyorum.”

DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Kluge’ye Türkiye’ye sundukları vizyon belgesi için teşekkür eder Bakan Koca, paylaşılan vizyonun bölgenin sağlık statüsünün iyileştirilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

KİMSE GERİDE BIRAKILMAMALI

Koca, programda kimsenin geride bırakılmamasına güçlü bir vurgu yapıldığını gördüğünü belirterek şunları kaydetti,

“Yapılan yeni değişikliklerle birlikte göç sağlığı programının devam ediyor olmasından duyduğum memnuniyeti dile getirmek isterim. Zira, tüm Avrupa adına göç ve sağlık konusunda büyük bir yükün altına giren ülkem açısından konunun Avrupa Bölgesi’nin en öncelikli çalışma alanlarından biri olduğunu görmek isterim.”

Bakan Koca, Kluge’nin Hemşire ve Ebeler Yılının 2021’e uzatılması görüşünü de desteklediğini ifade ederek, “İçinde bulunduğumuz durumda cesur sağlık çalışanlarımızın emeklerini göz önünde bulundurarak, Hemşire ve Ebeler Yılının 2021’e uzatılması görüşünüzü destekliyorum hatta daha da genişleterek 2021’in Sağlık Çalışanları Yılı olarak seçilmesini öneriyorum.” diye konuştu.

DSÖ DİREKTÖRÜNDEN TÜRKİYE’YE ÖVGÜ

DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge de Türkiye’de verilen sağlık hizmetlerinden ve koronavirüs salgınıyla mücadeleden övgüyle bahsetti.

Türkiye’yi ziyaretinde mültecilere yardım amacıyla kuzeybatı Suriye’ye gönderilen tıbbi malzeme konvoylarını gördüğünü belirtti Kluge. Birinci basamak sağlık kuruluşlarını ziyaret ettiği anlatan Kluge, gördüğü manzaradan çok etkilendiğini söyledi.

Doktor, hemşire ve sosyal çalışmacılarla konuştuğunu, Suriyeli mültecilerin ve sağlık çalışanlarının eğitimlere katılarak sertifikalar aldığını, maaşlarının ise Türkiye’deki hükümet tarafından ödendiğini ve çalışmalarına izin verildiğini dile getiren Kluge, “İnsan odaklı, cinsiyete ve kültüre hassas ve dil bariyeri aşılmış sağlık hizmeti sunuyorlar. Hayatımda böyle bir şeyi görmedim ve inanılmaz etkilendim.” dedi.

Kluge, Avrupa ülkelerinde yaşanan ve sayısı artan acil durumlara da değindi. Hazırlıklılık ve yanıt kapasitesinin ne kadar önemli olduğuna değinirken şöyle konuştu,

“Bununla ilgili de güzel bir haberimiz var. Bundan dört gün önce Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca ile beraber İstanbul’da hazırlıklılık amacıyla hizmet verecek yeni Coğrafi Ayrık Ofisinin imza töreni ve açılışını dört farklı noktadan bağlantılarla gerçekleştirdik. Dr. Koca, biliyorum siz bu videoyu izliyorsunuz. Size ve müthiş ekibinize teşekkür ederim.”

Kategoriler
Sağlık

Dünya Sağlık Örgütü açıkladı! Eğer çocuklar okula giderse!

Çin’in Wuhan kentindeki hayvan pazarından yayılan corona virüs konusunda Dünya Sağlık Örgütü’nden açıklama geldi.

“Koronavirüs çocuklarda hafif geçiyor. Gerekli tedbirler alınırsa okullar açılabilir. Okulları kapatmak en son çare olmalı”

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus ile UNICEF ve UNESCO yetkilileri videokonferans yöntemiyle basın toplantısı düzenledi. Salgının ardından geçen 9 ayda pek çok soru işareti olduğunu ama “daha net bir resim” görmeye başladıklarını aktaran Ghebreyesus “Çocukların ve ergenlerin enfekte olabileceğini ve başkalarına da bulaşabileceğini biliyoruz. Bu virüsün çocukları öldürebileceğini biliyoruz. Ancak enfeksiyonun çocuklarda daha hafif geçme eğiliminde olduğunu, onlar arasında koronavirüs vakalarından kaynaklı çok az sayıda ciddi vaka ve ölüm yaşandığını da biliyoruz” dedi. Bu sebeple “Hepimiz çocukların okula geri dönmesini istiyoruz” diyen Ghebreyesus “Bazı ülkelerde okullar hâlâ kapalı. Çocuklar, gençler ve bir bütün olarak toplumlar üzerindeki yıkıcı sonuçları göz önüne alındığında, okulları kapatma kararı son çare olmalı” şeklinde konuştu.