Kategoriler
Gündem Sağlık

Koronavirüs vakaları neden artıyor? Uzman isim açıkladı

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi henüz kontrol altına alınamadı. Uzmanlar ve yetkililer hastalıktan korunmanın en temel yollarından birinin maske kullanımı olduğunu söylüyor. Peki maskeler ne kadar güvenli? Hangi maske koronavirüs vakalarından bizi koruyor? Bu konuda araştırma yapan Tüketici Hakları Derneği’nin Gaziantep Şube Başkanı Bülent Yılmaz korkutan gerçeği ortaya çıkardı.

Sözcü’nün haberine göre Tüketici Hakları Derneği (THD) Gaziantep Şube Başkanı Eczacı Bülent Yılmaz, devletin yapmadığı piyasadaki maskelerin denetimini dernek olarak yaparak büyük tehlikeyi ortaya çıkardı. Yılmaz’ın yaptırdığı araştırmaya göre, piyasadaki maskelerin büyük bölümü “olmazsa olmaz” olan virüse karşı koruyucu özellikleri taşımıyor.

Üç kat diye satılan maskelerin birçoğunda pahalı olduğu için asıl filtre görevi gören “meltblown” kumaş kullanılmıyor. Yılmaz, devletin piyasada acilen maske denetimi yapıp sahte maskelerin toplatılmasını isterken, son dönemde artan salgının sahte maskelerden kaynaklandığını savundu.

ÜTS KAYDI ARANMIYOR

Yılmaz, tıbbi cihaz konusundaki standartların sıkı tutulduğunu ancak genel kullanım amaçlı olarak piyasaya sunulan maske ve benzeri ürünlerde bu standartların gerekli olmadığının açıklandığını belirtti. Yılmaz, piyasaya maske üreten firmalardan “tıbbi cihaz satış merkezi yetki belgesi” veya Ürün Takip Sistemi (ÜTS) kaydı aranmadığını da bildirirken, “Ne yazık ki, vatandaşların kullandıkları maskeler için resmi bir kontrol ve takip mekanizması yok” dedi.

Toplum zaten salgınla mücadele kurallarına yeterince uymazken, maskelerin standartlara uygun olmadığı iddiası ortaya atıldı.

UYGUN DENETİM YAPILMIYOR

Yılmaz, Tip1 diye ifade edilen tıbbi yüz maskelerinin, özellikle pandemik durumlarda toplumda enfeksiyonların yayılma riskini azaltmak için kullanıldığını belirtti. Ancak bu maskelere yönelik piyasa denetimi yapılmadığını, sadece maske yapımında kullanılan kumaşların denetlendiğini söyledi. Yılmaz 3 katlı maskelerin 1’inci ve 3’üncü katında “spunbond” kumaşın, 2’nci katmanında ise asıl filtre vazifesi gören “meltblown” isimli kumaşın kullanılması gerektiğini vurguladı.

HEPSİ İMHA EDİLMELİ

Bülent Yılmaz, 3 katlı maskelerde olması gereken katman ve standartları karşılamayan maske üretimine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Yılmaz, piyasada standart dışı maskelere yönelik yoğun denetimlerin yapılması ve sahte maskelere el konularak imha edilmesi çağrısında bulundu.

RANT VE KAR HIRSI YÜZÜNDEN KURBAN OLDUK

Piyasada satılan maskelerin çok büyük bir bölümünde her 3 katmanda da spunbond kumaşın kullanıldığını, vurgulayan Bülent Yılmaz, “Bunun en temel sebebi spunbond kumaşın kilo fiyatı 4-5 dolar iken, meltblown kumaşın 15-16 dolar olması” dedi.

Salgının ilk ortaya çıktığı ve maske talebinin çok arttığı mart-nisan aylarında meltblown kumaş fiyatının 35 dolara kadar çıktığını da belirten Yılmaz, “Sahte maske üretiminin temelinde yatan şey, fahiş kâr etme arzusudur.

Ne yazık ki hiçbir koruma özelliği olmayan ve ancak sahte maske olarak tanımlayacağımız bu ürünler sebebiyle, Covid-19 salgınının yayılma hızının öngörülenin üzerinde olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Kategoriler
Gündem Sağlık

TTB açıkladı! Vaka sayıları söylenen rakamların üzerinde!

Koronavirüs vakalarına dair her gün yeni gündemler oluşuyor. Dünyanın her yerinde hala etkisini sertçe devam ettiren koronavirüs hakkında yapılan araştırmalar da devam ediyor. Bu nedenle Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu, 18 Mart’tan bu yana pozitif Kovid-19 vakaları ile karantinada olan temaslıların takibini yapan aile hekimleriyle bir anket gerçekleştirdi.

Birgün’den Oktay Evsen’in haberine göre; ankette, “Aile hekimlerinin izlediği vaka ve temaslı sayılarındaki artışın, Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı vaka sayılarıyla kıyaslandığında daha fazla olduğuna” dikkat çekildi.

62 ilden 913 aile hekiminin katıldığı ankette, Nisan ayına göre koronavirüs vakaları ve karantinada olan temaslıların takibine yönelik izlem sayılarının artıp artmadığı soruldu. Aile hekimlerinin yüzde 72’si, takibini yaptıkları koronavirüs hastası ve temaslı sayılarının, salgının tepe noktasının yaşandığı Nisan ayına göre arttığını belirtti.

LİSTELERDE BİNLERCE KİŞİ VAR

Ankette, aile hekimlerine PCR testi pozitif olan kaç koronavirüs hastası olduğu da soruldu. Bu soruya 897 aile hekimi yanıt vererek izlem listelerinde toplam 7 bin 622 PCR testi pozitif olan koronavirüs hastası olduğunu belirtti. Çalışmaya katılan aile hekimlerinin izlem listelerinde ise toplam 23 bin 437 kişi bulunduğu ifade edildi.

Anketin sonuçlarına ilişkin de “Aile hekimlerinin izledikleri vaka ve temaslı sayılarının İstanbul ili dışında artmış olduğu, genel olarak salgının hız kazandığı ağırlıklı görüş olarak bildirilmiştir” denilerek, “Aile Sağlığı Merkezlerinde en az bir sağlık çalışanının koronavirüs olduğunu bildirenlerin oranının yüzde 40 olması sağlık çalışanlarının oldukça yüksek risk koşullarında çalıştıkları anlaşılmaktadır” ifadelerine yer verildi.

ÖLÜYORUZ, SESİMİZİ DUYAN VAR MI!

CovId-19 nedeniyle bir sağlıkçının daha hayatını kaybettiği açıklandı. TTB’den yapılan açıklamada, “Elazığ’da çalışan kadın hastalıkları ve doğum uzmanı meslektaşımız Dr. Orhan Özdiller’i koronavirüs nedeniyle kaybettik. Ailesine ve tüm sağlık camiasına başsağlığı dileriz” denilerek “Ölüyoruz, sesimizi duyan var mı?” ifadelerine yer verildi.
Kategoriler
Dünya Sağlık

Koronavirüs tedavisi için üretilen ilaçları satışa çıkarıyorlar!

Rusya’da koronavirüs tedavisi için geliştirilen 3 ilacın eczanede satışı için onay çıktı. Koronavirüs ilaçlarının gelecek hafta eczanelerde olması bekleniyor. Etken maddesi Favipiravir olarak açıklanan ilaçlar, daha önce yalnızca hastanelerde ve doktor kontrolünde hastalara verilebiliyordu.

ECZANES SATIŞ FİYATLARI BELLİ OLDU

İlaçlardan Areplivir’in, eczane satış fiyatının 12 bin 320 ruble (yaklaşık 1.200 TL) olarak açıklandı. Koronavirin ise 11 bin 550 ruble (yaklaşık 1.100 TL) olacağı ifade edildi.

ETKEN MADDESİ FAVİPİRAVİR

Avifavir, Koronavir ve Areplivir olarak açıklanan ilaçların etken maddesi Favipiravir olarak belirtildi. Favipiravir’in Japon bilim adamları tarafından geliştirilen ve patent süresi dolan madde olduğu ifade edilirken, bu nedenle farklı ülkeler etken maddeyi esas alan ilaçlar üretilebiliyor. Rusya Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, eczanelerde satışına izin verilen ilaçlar da Favipiravir’in Rus muadilleri olacağı kaydedildi.

Kategoriler
Gündem Sağlık Yerel

Koronavirüs baba ile kızını ayırdı!

Koronavirüs pandemisi bütün dünyada etkisini sürdürüyor. Koronavirüs hastalığına yakalanan insanlar, yaşadıkları zorlu tedavi sürecinin yanı sıra aileleri ve sevdikleriyle ayrı kalmanın da acısını yaşıyorlar.

İzmir’de yaşayan Sertan Şahin, kendisini halsiz hissedince hastaneye giderek koronavirüs testi yaptırdı. Testi pozitif çıkan  Sertan Şahin, yakınlarına haber vererek evde bir odaya kapandı. 3 gündür karantinada olan Sertan Şahin’in 18 aylık kızı Eylül sık sık babasının bulunduğu oda önüne gelerek ona sesleniyor. Kapı altındaki aralıktan bakan Eylül ile babası sık sık göz göze geliyor. Duygusal anlar yaşayan baba o anları cep telefonuyla kaydedip uyarı için paylaştı.

KİMSENİN VEBALİNE GİRMEYİN

Kurallara uyulmasını isteyen Şahin,  “Yanımda bulunan arkadaş pozitif çıkmıştı. Ben de test oldum. Akşam saatlerinde test sonucum pozitif çıktı. İzole oldum ve tamamen odaya kapandım. Videoda gördüğünüz gibi kızıma bile sarılamadım. Maskenizi takın kimsenin vebaline girmeyin. Kimse bunları yaşamak zorunda değil. Maske takmak bunları yaşamaktan daha kolay” dedi.”Yan oda da eşim ve çocuğum bulunuyor” diyen Şahin, “Hiçbir şekilde yanlarına gidemiyorum sarılamıyorum gerçekten çok zor” ifadelerini kullandı. Sertan Şahin,  “Kızım baba dedikçe o anki psikoloji çok farklı, yaşamanız lazım. Kötü olmadım ama yaşamak için bir nedenim olduğunu anladım” diye konuştu.

Kategoriler
Gündem Sağlık Türkiye

Hastayken göreve çağrıldılar, koronavirüse yakalandılar

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan SES Şube Eş Başkanı Sakine Doğan, koronavirüs salgınından dolayı kendisinin de dahil olduğu kronik hastalığı olan 26 sağlık emekçisinin idari izninin iptal edildiğini söyledi. Göreve başlayan iki çalışanın koronavirüse yakalandığını belirten Doğan, “Bir an önce yeterli güvenceli kadro ile sağlık emekçisi ataması yapılmalı” dedi.

3 GÜN SONRA İZNİM İPTAL EDİLDİ

Evrensel’de yer alan habere göre, risk grubunda olduğunu belirten Doğan, “Devlet hastanesinde 27 yıllık hemşire olarak çalışıyorum. Kronik hastayım. 1 Eylül’de özlük biriminden idari iznimin uzatıldığına dair mesaj geldi, 4 Eylül’de iznim iptal edildi. Pazartesi dilekçe ile başvurdum, öğleden sonra ret cevabı geldi. Ben ankilozan spondilit ve lokopeni hastasıyım. Ve tnf ilaç kullanıyorum. Sağlık kurulu raporum var. Ağır efor gerektirmeyen ve iş yükünün az olduğu birimlerde, enfeksiyon riskinin yüksek olmadığı yerlerde çalışmam uygun” diye konuştu.

Hastane başhekimliğine başvurduğunu ifade eden Doğan, “Cumhurbaşkanlığı genelgesi dahilinde kapsam dışında olduğumuzu ve idari izin verilmeyip bizi geri hizmette çalıştırılamayacağımız söylendi. Biz de hastanenin şu an her biriminin riskli olduğunu belirttik. İdari izinde 28 sağlık çalışanı vardı. İki kişinin izninin onaylandığı 26 kişinin izninin iptal edildiği söylendi. Kronik hasta olup idari izinli sayılmayan benim bildiğim iki arkadaşım Kovid-19 hastalığına yakalandılar. Çünkü kronik hastaların bağışıklık sistemi daha zayıf ve virüse yakalanmaları daha yüksek” dedi.

TABLODA BİR SAYI OLMAK İSTEMİYORUM

Doğan şöyle devam etti, “Ben çocuklarını yalnız büyüten bir anneyim. Çocuklarım beni kaybetme korkusu yaşıyorlardı bu sürede kaygı daha da arttı. Kovid servisinde çalışmıyorum ama ortopedi servisinde çalışıyorum. Acil gelip ameliyat olan hastalar pozitif mi değil mi bilemiyoruz ve müdahale ediyoruz. Maske siperlik kullanıyorum ama ne kadar koruyacak bilemiyorum. Sağlık emekçisi olarak çok kaygılı çalışıyorum. Personel açığı çok fazla, arkadaşlarım yoğun nöbetler, fazla mesailer ile çalışmaktalar. Bir an önce yeterli güvenceli kadro ile sağlık emekçisi ataması yapılmalı. KHK ile ihraç edilen yetişmiş sağlık emekçileri göreve döndürülmeli. Ben de bir sağlık emekçisi olarak turkuaz tabloda bir sayı olmak istemiyorum.”

Kategoriler
Türkiye Yerel

Koronavirüs önlemleri kapsamında 15 gün kapatıldı!

İzmir Büyükşehir Belediyesi, koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında, Pazar gününden itibaren Doğal Yaşam Parkını 15 gün süreyle kapatma kararı aldı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, korona virüs salgınıyla mücadele kapsamında yeni önlemler aldı. Büyükşehir Belediyesi, her gün binlerce kişinin ziyaret ettiği İzmir Doğal Yaşam Parkını, Pazar gününden itibaren geçerli olmak üzere 15 gün süreyle kapatma kararı aldı.

GELİŞMELERE BAĞLI OLARAK SÜRE UZAYABİLİR

Doğal Yaşam Parkı Şube Müdürü Şahin Afşin, kararın 15 gün sonra gelişmeler kapsamında yeniden değerlendirileceğini söyledi. Afşin, Doğal Yaşam Parkı’nın İzmir açısından son derece önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Afşin, hem ziyaretçileri hem de park sakinlerini korumak adına böyle bir karar aldıklarını dile getirdi.

Kategoriler
Gündem Sağlık Türkiye

Bakan Koca’dan açıklama! Eğer yapmasaydık perişan olurduk

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisinden en az zararla kurtulmak için sürekli olarak çalışmalar devam ediyor. Fakat alınan tüm önlemlere rağmen vaka sayıları artmaya devam ediyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın uyarıları doğrultusunda koronavirüs mücadelesinin en önemli noktasını ise filyasyon oluşturuyor. Koca, kendisine yönetilen “Filyasyon olmasa ne olurdu?” sorusunda “Perişan olurduk” diyerek konunun ciddiyetini ortaya koydu.

KORONAVİRÜS VAKALARI ÜLKE GENELİNDE ARTIŞA GEÇTİ

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Diyarbakır ve Van’dan sonra İzmir’deki koronavirüs bölge toplantısına katıldı. İncelemelerde bulunmak için gittiği İzmir’de çarpıcı ifadeler kullanan Koca, “Mart ayından beri büyük bir mücadele verdiğimiz koronavirüs salgınında tekrar bir şiddetlenme yaşıyoruz, ülke genelinde hasta sayıları artışa geçti. Ancak bu artışın ülkenin her anında eşit olmadığını biliyoruz” dedi.

PERİŞAN OLURDUK

Koca, İzmir toplantısında kendisine eşlik eden Hürriyet’ten Ahmet Hakan’ın, filyasyon sorusunda ise dikkat çekici bir yanıt verdi. “Filyasyon uygulaması olmasaydı Türkiye’nin durumu ne olurdu?” sorusunda, “Perişan olurduk” diyen Bakan, durumun ciddiyetinin iyi kavranmasını istedi.

VAKA SAYILARININ DÜŞÜŞE GEÇMESİNİ BEKLİYORUZ

İzmir’de bir hareketlenme olduğunu söyleyen Koca, “İzmir’de bir ay öncesine göre yüzde 42 vaka artışına şahit olduk. Yaptığımız hızlı ve etkili müdahalelerle bu artışın kontrol altına alındığını ve son bir haftada vaka artışının yüzde 10’lara kadar gerilediğini söylemek istiyorum. Bir hafta on gün sonra daha stabil döneme, daha sonra da düşüşe geçmesini bekliyoruz.

TÜRKİYE TEK İYİ YAPAN ÜLKE

Hedefin hasta sayısını ve hastane yükünü her geçen gün azaltmak olduğunu söyleyen Bakan ayrıca, “İzmir’de şu anda 445 filyasyon ekibimiz sahada çalışıyor. Türkiye filyasonu ey iyi hatta tek yapan ülke. Hastaların ortalama yaşındaki yükseliş vefatları yükseltti” dedi.

FİLYASYON NEDİR?

Türkiye’de 11 bin ekibi bulunan filyasyon uygulaması şu şekilde işliyor: Erken tanı, eve bırakma, temaslıların saptanması, arada geçen süreyi kısaltma, çağrı sistemi, gerektiğinde hastaneye götürmek.

Kategoriler
Gündem Sağlık

Gözlük kullananlar dikkat! Gözlük kullanmak koronavirüs riskini arttırıyor mu?

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını ile ilgili her gün yeni araştırmalar yapılıyor. Koronavirüsün hangi şartlarda bulaştığı, tedavisinin nasıl olduğu ya da korunma yöntemlerine dair pek çok belge paylaşılıyor. Fakat bu konuda ilgi çekici bir araştırma JAMA Ophthalmology adlı dergide yayınlandı. Çalışmada, günlük gözlük kullanımının koronavirüs bulaşması riskini 5 kat düşürdüğü belirlendi.

Araştırma ekibi, 27 Ocak – 13 Mart arasını kapsayan bir dönemde, Çin’de COVID-19 teşhisi alan 276 hastayı inceledi. Hastalardan 30’unun gözlük kullandığı biliniyordu. Çalışma, hastalardan yalnızca %5,8’inin miyopi nedeniyle günde 8 saat gözlük kullandığını gösterdi.

Toplumdaki genel gözlük kullanım oranını hesaplamak isteyen araştırmacılar, literatürdeki eski çalışmaları taradı. Veriler, Çin’in Hubei eyaletinde miyopi nedeniyle gözlük takanların oranının %31,5 olduğunu gösterdi.

KORONAVİRÜS GÖZLERDEN NASIL BULAŞIYOR

Aradaki bu fark, gözlük takanların genel topluma kıyasla COVID-19 tanısı alma ihtimalinin 5 kat fazla olduğunu gösterdi. Araştırma ekibi, virüsün insan hücrelerini enfekte etmek üzere tutunduğu ACE 2 reseptörlerinin gözlerde de bulunduğunu, bulaşmasını bu yolla gerçekleştiğini söylüyor.

Koronavirüsün damlacıklar veya el teması yoluyla gözden bulaşabileceğini gösteren başka bilimsel araştırmalar da yapıldı.

Elde edilen bulgular, sağlık personellerinin gözlerini koruyacak ekipmanlar kullanmasının, yüzlerine dokunmaktan kaçınmasının ve ellerini sıkça yıkamasının önemini bir kez daha gösterdi.

Kategoriler
Dünya Gündem Sağlık

Bazı hastalarda koronavirüs neden daha ağır geçiyor? Uzmanlar cevabı açıkladı!

Koronavirüs salgını devam ederken, hastalığa yakalananlar ya da yakalanmaktan korkanlar da hastalığı kimlerin ağır geçirdiğini merak ediyor. Bazı vakaların çok hafif bazılarının ise çok ağır geçmesi insanları en çok düşündüren ve korkutan gerçek.

Cell dergisinde konu hakkında yayınlanan bir araştırma dikkat çekti. Söz konusu araştırmada, koronavirüsü kimlerin ağır geçirdiğine ilişkin bilgiler yer aldı.

BAĞIŞIKLIĞIN 3 KOLU DA ÖNEMLİ

La Jolla İmmünoloji Enstitüsü’nden immünolog Shane Crotty, bağışıklığın üç kolu olduğunu belirterek, virüse karşı zafer kazanmada, bağışıklığın üç kolunun da çalışması gerektiğini aktardı.

Uzmanlar, koronavirüse karşı vücudun antikor oluşturamadığı durumda T hücrelerinin devreye girdiğini belirtiyor. Ancak T hücreleri yeteri kadar gelişmeyen kişilerin koronavirüsü daha ağır geçirdiği kaydediliyor.

ÖZELLİKLE 65 YAŞ ÜSTÜ HASTALARI ETKİLİYOR

Araştırmacılar, 65 yaş üstü hastalarda T hücrelerinin daha zayıf olduğunu ve bu hastaların, koronavirüsü ağır geçirmesinin nedeninin bu eksiklik olduğunu kaydediyor.

Crotty ve ekibi, 26 kişilik koronavirüs hastası üzerinde gerçekleştirdiği çalışmada, hastalığı ağır geçirenlerin T hücrelerinin daha az geliştiğini ortaya koydu.

Uzmanlar, T hücreleri düşük olan kişilerin, bağışıklık sistemini güçlü tutmasını önerdi. Çünkü, bağışıklık sistemi güçlü olan kişilerde, T hücrelerinin korunma için devreye girmesinin daha az gerekli olduğu ortaya konuldu.

T HÜCRESİ NEDİR

T hücreleri bir tür bağışıklık hücreleridir ve vücudu istila eden hastalık yapıcı patojenleri veya virüsün bulaştığı enfekte hücreleri tespit edip ortadan kaldırmakla görevlidirler. ‘T’ kısaltması timüsden gelmektedir ki timüs bu hücrelerin son olgunlaşma evrelerinin geçtiği organdır.

Sitotoksik T hücreleri (CD8+) enfekte hücreleri, tümör hücrelerini ve organ nakli ile gelen hücreleri yok eder. Bu hücreler ‘öldürücü’ veya sitotoksik hücrelerdir, zira tanıdıkları antijenler gösteren belirli hücreleri hedef alır, yok ederler.

Yardımcı T hücreleri (CD4+) bağışıklık yanıtında ‘aracı’ hücrelerdir. Etkinleştirildiklerinde, hızla çoğalıp sitokinler salarlar ki bu sitokinler efektör lenfosit fonksiyonunu düzenler veya ‘yardım eder’. HIV enfeksiyonunun hedeflerinden biri olarak tanınırlar ve CD4+ T hücrelerinindeki azalma AIDS’e yol açar. Bazı yardımcı T hücreleri, bir antijen vücuttan çıkarıldığında, bağışıklık yanıtını kapatan sitokinler salgılarlar.

Düzenleyici T hücreleri (CD4+CD25+), supresör T hücreleri olarak da bilinirler. Bu hücreler bağışıklık sisteminin etkinleşmesini bastırır ve bağışıklık sistemi homeostazını korurlar. Düzenleyici T hücrelerinin uygun biçimde görev yapamamaları durumunda otoimmün hastalıkları oluşabilir.

T bellek hücreleri: Hastalıkları bir kere geçirdikten sonra o hastalıkla tekrar karşılaşılması durumunda antikorların hızlı üretilmesini sağlar.

Etkili her bağışıklık yanıtı T hücrelerinin etkinleştirilmesini içerir; yine de T hücreleri özellikle, tümör hücrelerine ve vücut hücrelerinin içindeki patojenik organizmalara karşı savunma olan, hücre-aracılıklı bağışıklıkta önemlidirler.

Kategoriler
Politika Sağlık Türkiye

Cumhurbaşkanı’ndan açıklama! “Tekrar sıkmak zorundayız!”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün cuma namazı sonrası kendine uzatılan mikrofonlara açıklamalarda bulundu. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yeniden koronavirüs vaka sayılarının artması hakkında açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Halkımız yaptığımız uyarıları dikkat etmedi. Mecburan işi tekrar sıkmak durumundayız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan kısımlar şunlar

İŞİ MECBUREN SIKI TUTMAK ZORUNDAYIZ

“Ne yazık ki uyarılarımıza halkımız ciddi manada dikkat etmedi. Dikkat edilen illerde vaka sayılarının düştüğünü gördük. Biz biraz gevşetince bu defa da başta Ankara, İstanbul olmak üzere bir anda vaka sayılarının yükselmeye başladığını gördük. Mecburen şimdi tekrar işi sıkmak zorundayız.

BAZI İLLERİMİZDE OLUMLU DÖNÜŞ BAŞLADI

O yüzden Bilim Kurulu, Sağlık Bakanlığı tedbirleri artırmak durumunda. Gerek toplu taşım gerek düğün nikah salonu gibi yerlerdeki yaklaşımlarımız daha kararlı hale getirdik. Bunu keyfi yapmıyoruz. Sadece halkımıza olan duyarlılığımızdandır. Halkımız bir sıkıntı yaşamasın bundan dolayıdır. Şimdi bazı illerimizde olumlu dönüş başladı.

AŞI İÇİN YILBAŞINDAN SONRA OLUMLU DÖNÜŞLER OLABİLİR

Sıkı bir şekilde devam ediyor. Özel sektör bu konuyla ilgili olarak bu çalışmalara devam ediyor. Yılbaşından sonra bazı olumlu sinyaller alacağımızı görüyoruz.”