Kategoriler
Bilim ve Teknoloji Sağlık

“Plastik siperliğin koronavirüse karşı bir koruması yok!”

Koronavirüs’e (Covid-19) karşı birçok kişini kullandığı plastik siperliklerin tamamen etkisiz olduğu ortaya çıktı. Japonya’nın Kobe kentinde bulunan RIKEN Hesaplamalı Bilim Merkezi’nde siperlik üzerinde bir dizi testler yapıldı.

DAMLACIKLARIN YÜZDE 100 YAYILDI!

Siperlikler üzerinde yapılan bilgisayar hesaplamalarında, havadaki 5 mikrometreden küçük damlacıkların neredeyse yüzde 100’ünün siperliklere rağmen yayıldığı ortaya çıktığı ortaya koyulurken, RIKEN merkezindeki bilim insanları, 50 mikrometreden daha büyük damlacıkların yaklaşık yarısının da plastik yüz siperini geçtiğini öne sürdü. Bu rakamların koronavirüse karşı kullanılan siperliğin tamamen etkisiz olduğu ortaya koyuldu.

“MASKE YERİNE SİPERLİK TAKILMAMALI!”

Araştırmayı yürüten ekibin lideri Mato Tsubokura, “Simülasyonun sonuçlarından yola çıkarak, maalesef yüz koruyucularının, enfekte olmuş bir kişinin ağzından damlacıkların yayılmasını önlemedeki etkinliği, maskelerle karşılaştırıldığında sınırlı. Bu, özellikle 20 mikrometreden küçük damlacıklar için geçerli” dedi. Tsubokura, maske yerine siperliğin takılmasının büyük bir hata olduğunu da sözlerine ekledi.k

Kategoriler
Kamu Haberleri

Çalışan herkesi ilgilendiriyor: Maske takmazsanız yandınız!

Türkiye’de vaka sayısındaki artışlar endişelere neden oluyor.Normalleşme süreci sonrası iş hayatına dönen vatandaşların çalıştıkları yerlerde de corona virüsü tedbirleri almaları gerekiyor. Ülkemizde çalışan vatandaşlar iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda öncelikle kendi sağlıklarını korumakla yükümlü. Bu nedenle salgın sürecinde iş yerinde maske takmayan vatandaş tazminatsız kovulabilir.

Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberine göre; Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bilim kurulunun da tavsiyeleri ile sektörler itibarıyla alınması gereken tedbirleri belirleyerek rehber halinde yayımladı. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca, işverenin, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’nce belirlenmiş tedbirleri alıp, uygulanmasını sağlaması gerekiyor. İş yerinde gerekli tedbirleri almayan işverene, para cezasından başlayarak iş yerinde faaliyetin durdurulmasına kadar varan idari yaptırımlar uygulanabiliyor.

İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yeterli tedbirlerin alınmaması, işçi için maske, siperlik gibi ekipmanların sağlanmaması durumunda işçilerin çalışmama hakkı bulunuyor.

Tedbirlere uyulmak zorunda

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca, çalışanlar iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda öncelikle kendi sağlıklarını korumakla yükümlü bulunuyor. Çalışanlar ayrıca hareketlerinden veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların da sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlüler. Bu kapsamda, covid-19 hastalığı ile ilgili olarak iş yerinde alınan tedbirlere uymak ve bu konuda verilen emir ve talimatları uygulamak zorundalar.

Hiç takmayanlar işini kaybeder

Çalışanların bu dönemde dikkat etmeleri gereken en önemli husus iş yerinde ve serviste maske, siperlik gibi ekipmanları kuralına uygun şekilde takmalarıdır. Maskeyi ağız ve burnu tam kapatacak şekilde takmayıp, çenesinin altında bırakanlar veya hiç takmayanlar işlerini kaybedebilirler.

İş Kanunu’nun 25. maddesinin 1. fıkra II. bendine göre, “İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi” ile “İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi” işverene derhal fesih hakkı verir.

Buna göre, maske ve siperliği iş yerinde ve serviste kuralına uygun şekilde takmayan işçi, uyarıya rağmen bu tutumunu tekrarlarsa ihbar ve kıdem tazminatı ödenmeden iş akdi feshedilir. Bu işçi işsizlik ödeneği de alamaz.

PCR testi pozitif çıkan işçinin işe gelmesi de diğer işçilerin sağlığını tehlikeye atmak anlamına geldiğinden, bunu yapanlar tazminatsız atılma durumuyla karşı karşıya kalabilirler. Covid-19 tehlikesi ortadan kalkıncaya kadar hem işverenin, hem de işçilerin yükümlülüklerine dikkat etmesi gerekiyor.

Kategoriler
Gündem Sağlık

Koronavirüs vakaları neden artıyor? Uzman isim açıkladı

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi henüz kontrol altına alınamadı. Uzmanlar ve yetkililer hastalıktan korunmanın en temel yollarından birinin maske kullanımı olduğunu söylüyor. Peki maskeler ne kadar güvenli? Hangi maske koronavirüs vakalarından bizi koruyor? Bu konuda araştırma yapan Tüketici Hakları Derneği’nin Gaziantep Şube Başkanı Bülent Yılmaz korkutan gerçeği ortaya çıkardı.

Sözcü’nün haberine göre Tüketici Hakları Derneği (THD) Gaziantep Şube Başkanı Eczacı Bülent Yılmaz, devletin yapmadığı piyasadaki maskelerin denetimini dernek olarak yaparak büyük tehlikeyi ortaya çıkardı. Yılmaz’ın yaptırdığı araştırmaya göre, piyasadaki maskelerin büyük bölümü “olmazsa olmaz” olan virüse karşı koruyucu özellikleri taşımıyor.

Üç kat diye satılan maskelerin birçoğunda pahalı olduğu için asıl filtre görevi gören “meltblown” kumaş kullanılmıyor. Yılmaz, devletin piyasada acilen maske denetimi yapıp sahte maskelerin toplatılmasını isterken, son dönemde artan salgının sahte maskelerden kaynaklandığını savundu.

ÜTS KAYDI ARANMIYOR

Yılmaz, tıbbi cihaz konusundaki standartların sıkı tutulduğunu ancak genel kullanım amaçlı olarak piyasaya sunulan maske ve benzeri ürünlerde bu standartların gerekli olmadığının açıklandığını belirtti. Yılmaz, piyasaya maske üreten firmalardan “tıbbi cihaz satış merkezi yetki belgesi” veya Ürün Takip Sistemi (ÜTS) kaydı aranmadığını da bildirirken, “Ne yazık ki, vatandaşların kullandıkları maskeler için resmi bir kontrol ve takip mekanizması yok” dedi.

Toplum zaten salgınla mücadele kurallarına yeterince uymazken, maskelerin standartlara uygun olmadığı iddiası ortaya atıldı.

UYGUN DENETİM YAPILMIYOR

Yılmaz, Tip1 diye ifade edilen tıbbi yüz maskelerinin, özellikle pandemik durumlarda toplumda enfeksiyonların yayılma riskini azaltmak için kullanıldığını belirtti. Ancak bu maskelere yönelik piyasa denetimi yapılmadığını, sadece maske yapımında kullanılan kumaşların denetlendiğini söyledi. Yılmaz 3 katlı maskelerin 1’inci ve 3’üncü katında “spunbond” kumaşın, 2’nci katmanında ise asıl filtre vazifesi gören “meltblown” isimli kumaşın kullanılması gerektiğini vurguladı.

HEPSİ İMHA EDİLMELİ

Bülent Yılmaz, 3 katlı maskelerde olması gereken katman ve standartları karşılamayan maske üretimine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Yılmaz, piyasada standart dışı maskelere yönelik yoğun denetimlerin yapılması ve sahte maskelere el konularak imha edilmesi çağrısında bulundu.

RANT VE KAR HIRSI YÜZÜNDEN KURBAN OLDUK

Piyasada satılan maskelerin çok büyük bir bölümünde her 3 katmanda da spunbond kumaşın kullanıldığını, vurgulayan Bülent Yılmaz, “Bunun en temel sebebi spunbond kumaşın kilo fiyatı 4-5 dolar iken, meltblown kumaşın 15-16 dolar olması” dedi.

Salgının ilk ortaya çıktığı ve maske talebinin çok arttığı mart-nisan aylarında meltblown kumaş fiyatının 35 dolara kadar çıktığını da belirten Yılmaz, “Sahte maske üretiminin temelinde yatan şey, fahiş kâr etme arzusudur.

Ne yazık ki hiçbir koruma özelliği olmayan ve ancak sahte maske olarak tanımlayacağımız bu ürünler sebebiyle, Covid-19 salgınının yayılma hızının öngörülenin üzerinde olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Kategoriler
Eğitim Gündem

Yüz yüze eğitime hazırız!

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) pazartesi gününden itibaren başayacak olan yüz yüze eğitime hazır olduklarını açıkladı. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, sürecin başından itibaren merkezde ve sahada, çalışmaları koordine ettiğini aktararak, ülke genelinde okullarda gerekli tüm dezenfeksiyon çalışmalarının tamamlandığı gibi gerekli hijyen ve dezenfektan ihtiyaçlarının da il müdürlükleri tarafından karşılandığını aktardı. Selçuk, ayrıca ihtiyaç durumunda kullanılmak üzere tüm okullarda ateş ölçer bulundurulmasının sağlandığını kaydetti.

“OKULLARA MASKELER GÖNDERİLDİ”

Milli Eğitim Bakanlığının yaptığı organizasyonları anlatan Bakan Selçuk, “Çocuklarımızı okulları ve arkadaşlarıyla buluşturmak için hazırız. Önümüzdeki üç hafta içinde tüm öğrencilere ücretsiz maske desteği vereceğiz. 81 ilde ihtiyaç duyulan maskeleri, mesleki eğitim kurumlarımız ve halk eğitim merkezlerimizde üreterek okullarımıza ulaştırdık. Öğrencilerimizin okullara ulaşımları için servislerle ilgili planlamalar tamamlandı. Ayrıca, tüm illerde servis şoförlerine yönelik öğrenci taşımasında uymaları gereken tedbirleri kapsayan eğitimler de tamamlanarak gerekli bilgilendirmeler yapıldı” dedi.

“VELİLERLE DE BİLGİLENDİRDİ”

Tüm illerde, il müdürlükleri koordinasyonunda velilere yönelik bilgilendirme toplantıları yapıldığını aktaran Ziya Selçuk, “Randevu vermek suretiyle okul ziyaretleri planlanarak velilerin okullardaki hazırlıklar ve salgın önlemlerine yönelik tedbirleri görmeleri sağlandı” diye konuştu.

UYARI MEKANİZMASI KURULDU

Koronavirüsü tedbirleri kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında oluşturulan entegrasyon sistemi ve uyarı mekanizmasının da hazır olduğunu ifade eden Bakan Selçuk, sistemle öğrenci, öğretmen, eğitim kurumlarındaki tüm çalışanlar ve okul servisi şoförlerinde olası bir risk ortaya çıkması durumunda eğitim kurumu yöneticilerine anlık bildirimler yapılacağını anlattı.

Okul yönetimleri, alınan bildirimin ardından hemen harekete geçerek Sağlık Bakanlığı rehberindeki prosedürleri uygulayacağını aktaran Selçuk, gerekli tedbirlerin hemen alınacağını anlattı. Sistem, olası bir risk durumunda öğrencinin sınıfındaki hatta okul servisinde birlikte seyahat ettiği diğer öğrenciler için uyarı bildirimi yaparak tedbir alınmasını sağlayacak.

Kategoriler
Sağlık

Profesör uyardı: “Maske takmayanları 30 santimlik hortum bekliyor!”

DHA’da yer alan habere göre, korona virüs nedeniyle akciğeri tahrip olan ve nefes almakta güçlük çeken hastaların imdadına 30 santimetre uzunluğunda ve serçe parmak kalınlığındaki solunum hortumu yetişiyor. Uyutulan hastanın ağzından akciğerlerine kadar itilen bu hortumla oksijen ve hava veriliyor. Bu işleme normal bir insanın dayanmasının mümkün olmayacağını anlatan Prof. Dr. Murat Yılmaz, ”Dünyaları versen kimse kabul etmez. O kadar acı ve ağrılı bir işlem” dedi.

Korona virüs hastaları, belirtilerinin ardından yaptırdıkları testin sonucu pozitif çıkınca tedavi süreci başlıyor. Yaşı genç ve evde karantinadayken iyileşebilecek hastalar evlerine gönderilirken, durumu biraz daha ciddi olan hastalar ise hastane bünyesinde özel olarak ayrılan birimlerde tedaviye alınıyor. Tedavide hekimlerin dikkat ettiği en büyük faktör ise hastanın rahat bir şekilde nefes alabilmesi ve kronik hastalığının olup olmadığı. Virüsün akciğerleri ve bağışıklık sistemini büyük ölçüde etkilemesi nedeniyle hastalık ileri evrelerde solunum güçlüğü yaşatabiliyor. Bu durumda tedavinin şekli değişiyor.

HORTUM AKCİĞERLERE İTİLİYOR

Nefes almakta güçlük çeken hastalar için ilk aşama maskeyle makineye bağlamak suretiyle solunum desteği vermek oluyor. Hastalık ilerler ve akciğerlerde daralma meydana gelirse tedavinin boyutu ve yöntemi de değişiyor. 30 santimetre uzunluğunda ve bir serçe parmak kalınlığındaki hortum hastanın ağzından ciğerlerine kadar itiliyor.

Bu işlemi yapabilmek için koronavirüs hastası tamamen uyutulup, kasları geçici süreyle felç ediliyor. Geçici felç işleminin nedeni ise itme sırasında normal bir insanın bilincinin dayanamayacağı kadar acı verici olması. Akciğerlere kadar itilen bu hortum sonrasında yeniden makineye bağlanarak hastanın ciğerlerine oksijen ve kuru hava veriliyor. Bu işlemler sırasında hastanın nefes alma işlemi tamamen makineye bağlanmış oluyor.

DÜNYALARI VERSENİZ KİMSE KABUL ETMEZ

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Covid-19 yoğun bakım servisi sorumlusu Prof. Dr. Murat Yılmaz, bu hortumun çok ciddi operasyon olduğunu ve normal bir insanın bünyesinin kaldıramayacağı acılar verdiğini kaydederek şöyle konuştu:

”Bunu bir insanın tolere etmesi çok zor. Bu hortumu gönüllü bir insana sorsak, ‘Bundan nefes almak ister misin?’ diye, dünyaları versen kimse kabul etmez. Ben istemem bunun içinden nefes alabilmeyi. Kurallar belli. Maske, fiziki mesafe, el yıkama. Kalabalık ortamlarda bulunmayın. İşiniz yoksa dışarı çıkmayın. İşiniz varsa da en kısa sürede eve dönün. ‘Bu hastalık bana gelmez, gençlik hastalığı değil’ demeyin.”

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi anestezi ve reanimasyon asistanı Keyvan Hanifi de çok sayıda hastaya bu yöntemi uygulamak zorunda kaldıklarını ve ağızdan akciğere kadar uzun bir hortumun salınmasının oldukça zor olduğunu kaydetti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kategoriler
Gündem

Eskişehir’de maske ve eldivensiz korona testi!

Eskişehir’de, hastanede maskesi çene altındayken, koruyucu elbisesi ve eldiveni olmadan korona virüs testi yaparken görüntülenen personel hakkında soruşturma başlatıldı.

DHA’da yer alan habere göre, Eskişehir’de, hastanede korona virüs testi yapan personel, maskesini çene altına indirip, eldiven ve koruyucu kıyafet kullanmadı. Hasta yakınlarından biri hastane personeline ”Maske ve eldiven takmadan test yapıyorsun” diye tepki gösterdi.

İkili arasında kısa süreli sözlü tartışma yaşandı. Hasta yakını tarafından bu anlar cep telefonuyla kaydedilerek sosyal medyada paylaşıldı.

HASTA YAKININDAN TEPKİ MASKE VE ELDİVEN TEPKİSİ

Görüntülerde hasta yakını test yapan personele, ”Maske ve eldiven takmadan test yapıyorsun. Hasta haklarına da şikayet ettim. Hala da milleti tehdit ediyorsun. Ben evde çocuklarımın yanına girerken, elbiselerimi değiştiriyorum. Ben dışarda maskemi indirdim diye 900 lira ceza yiyorsam, senin böyle çalışman bütün milli servete de yazık. Önlük yok, daha yeni eldiven taktın” dedi.

“ÇAMAŞIR SUYUYLA TEMİZLETTİM”

Test yapan personel ise tartışma sırasında eldiven takarak, kronik rahatsızlığı olduğunu ve 6 aydır bu şekilde çalıştığını söyleyerek, ”6 aydan beri ben bu şekilde çalışıyorum. Şeker tansiyon hastasıyım, ben kronik vakayım. Buraları çamaşır suyu ile temizlettim” diye cevap verdi.