Kategoriler
Gündem

Hastaneye saldıranlar yakalandı!

Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki sağlık çalışanlarına yönelik saldırı girişimine ilişkin kapsamlı bir soruşturma yürüten emniyet güçleri 5 kişiyi gözaltına aldı. İfadeleri alınan 5 kişiden 2’si tutuklanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

SERBEST BIRAKILANLARA ADLİ KONTROL ŞARTI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturmada kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi’ne sevk edildi. Zanlılar, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Lütfü Karakuş’a ifade verdi. Savcı Karakuş, şüphelilerden M.D.Ö ile S.K’nın tutuklanması, Y.Ö, M.S.Ö ve B.O’nu ise adli kontrol şartıyla salıverilmesi talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti.

Kategoriler
Gündem

Doktora saldırıya emsal ceza!

İzmir’de geçtiğimiz yıl ekimde ayında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli asistan doktor Kadir Songür’ün istediği ilacı vermemesi iddiasıyla boğazını kesen saldırgan Bayram Kaynak’a 20 yıl hapis cezası verildi.

“TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARINI İLGİLENDİRİYOR”

Saldırgan Bayram Kaynak, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasına görüntülü olarak katıldı. Duruşmada konuşan İzmir Tabip Odası Avukatı Mithat Kara, “Bu olay tüm sağlık çalışanlarını ilgilendiriyor. Vereceğiniz kararla tüm sağlık çalışanlarının içine su serpeceksiniz. Üst hadden ceza verilmesini talep ediyoruz” dedi. Doktor Kadir Songür’ün avukatı İsmail Can Yavuz ise verilebilecek en üst cezanın verilmesi gerektiğini ifade etti. Tutuklu Bayram Kaynak ise beraatini talep etti ve başka söyleyeceği bir sözünün olmadığını söyledi. Daha sonra kararı açıklayan mahkeme heyeti, ‘Bayram Kaynak’ın20 yıl hapis cezasına çarptırılmasına ve tutukluluk halinin devamına hükmetti. Bayram Kaynak’a verilen cezada indirime gidilmedi.

“BU CEZALAR EMSAL OLSUN”

Kararın ardından konuşan doktor Kadir Songür’ün annesi Dr. Nergis Songür, “Son günlerde sağlıkta şiddet olaylarının tırmanması üzerine çıkan bu karar oldukça önemli. Bu cezalar emsal olsun ve sağlıkta şiddet sona ersin” dedi.

BAKANLIK SAĞLIK ÇALIŞANLARINA SAHİP ÇIKMALI

İzmir Tabip Odası Başkanı Op. Dr. Lütfi Çamlı, bu cezayı önemsediklerini ifade ederek, “Topluma adanmış kutsal bir mesleği yerine getiren hekimlerin ve sağlık çalışanlarının görevlerini özveriyle yaparken şiddete maruz kalmaları kabul edilebilir değil. Türk Tabipleri Birliği ve İzmir Tabip Odası olarak şiddetle amasız ve fakatsız bir mücadele içindeyiz. Son olayda meslektaşımızı ağır yaralayan saldırganın mahkeme tarafından en üst cezayla, cezalandırılması ve herhangi bir indirim yapılmaması şiddete karşı yaptırımların görünür olması açısından önemli olduğunu düşünüyoruz. Her ne kadar sadece yasal tedbirlerle çözümlenmeyeceğini bilsek de şiddetin cezasız kalması ne yazık ki bu tür saldırıları adeta teşvik etmekteydi. Bu yüzden cezayı önemli buluyoruz. Meslektaşımıza geçmiş olsun derken, özellikle pandemi döneminde hayatlarını riske atarak çalışmaya devam eden sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti kınıyoruz. Sağlık çalışanlarını bu süreçte her yönüyle korumamız gerekiyor. Bir an önce buna yönelik tedbirlerin alınması, bakanlığın sağlık çalışanlarına sahip çıkması gerekmektedir” diye konuştu.

NE OLMUŞTU?

16 Ekim 2019 tarihinde İzmir’in Karabağlar ilçesinde bulunan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde diz ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran Bayram Kaynak, istediği ilacı yazmaması sebebiyle elindeki jiletle görevli asistan doktor Kadir Songür’e (26) saldırmıştı. Saldırgan Kaynak, Doktor Songür’ün boğazında derin kesikler bırakarak olay yerinden kaçmıştı. Kadir Songür ise görev yaptığı hastanede tedavi altına alındı. Daha sonra saldırgan Bayram Kaynak, Karşıyaka ilçesinde bir kadının çantasını gasp ederken polis ekipleri tarafından yakalandı. Daha sonra verdiği ifadede uyuşturucu etkisi altında olduğunu iddia etmiş ve emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemede tutuklanarak ceza evine konmuştu.

Kategoriler
Sağlık

İki sağlık çalışanımızı daha Covid nedeniyle kaybettik!

Sağlık çalışanlarımızı koronavirüse (Covid-19) kurban vermeye devam ediyoruz. Türk Tabipleri Birliği (TTB) iki sağlık çalışanının daha hayatını kaybettiğini duyurdu. Twitter’dan bir açıklama yapan TTB, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi çalışanı Şehri Kayhan’ın ve Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi çalışanı Esra Alakuş’un Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiklerini bildirdi.

“SAĞLIK ÇALIŞANLARINI COVİD’DEN VE ŞİDDETTEN KORUYUN”

TTB Türkiye’nin kara COVID tablosu başlıkla da sağlık çalışanlarının koronavirüs tablosunu açıkladı. TTB’nin açıklamada; “Salgında altıncı ayı geride bırakırken COVID nedeniyle hayatını kaybeden hekim sayısı 43 toplam sağlık çalışanı sayısı 100 oldu. Yılmadan, bıkmadan çalışan ve tükenen sağlık çalışanlarını COVID’den ve şiddetten koruyun!” ifadelerini kullandı.

TBB’NİN PAYLAŞTIĞI TABLO:

Kategoriler
Ekonomi

Çalışanlar bu durumlarda tazminatsız işten çıkarılabilir!

Çalışanlar, iş yerlerindeki yasaklara uyulmadığı takdirde bunun iş sözleşmelerine nasıl yansıyacağını merak ederken, yasak olmasına rağmen iş yerinde sigara içmenin ne gibi yaptırımları olduğunu da öğrenmek istiyor.
İş yerinde sigara içmenin tazminatsız işten kovulmaya sebep olup olmayacağı sorusunun cevabı merak edenler için yazarımız Dr. Cavit Evcil konuyu tüm detaylarıyla yazdı.

İşte o yazı:

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre sigara içilmesine ilişkin bir takım kısıtlamalar sigara tüketimini azaltmaktadır. Ancak buna rağmen dünyada sigara içenlerin toplam sayısı sürekli artış eğilimindedir. Dünyada 1 milyar 120 milyon kişinin sigara bağımlısıdır. Bu da dünya nüfusunun 19,9’una tekabül etmektedir. Erkeklerin yüzde 33,7’si ve kadınların yüzde 6,2’si sigara içiyor. Ne yazık ki, sigara içenlerin yüzde 17’sini 15-24 yaş arası gençler oluşturuyor.
Kişi başı en fazla sigara tüketimine sahip ülke yüzde 52,4 ile Pasifik Okyanusu’nda bir ada ülkesi olan Kiribati. Kiribati’yi yüzde 47, 50 ile Nauru, yüzde 42,65 ile Yunanistan, yüzde 41,65 ile Sırbistan, yüzde 40,90 ile Rusya takip ediyor. Türkiye 25,95 ile kırkıncı sırada.
Son yıllarda kapalı alanlarda sigara içmenin yasaklanması sigara kullanımını azaltmıştır. İşyerlerinde de kapalı alanlarda sigara içilmesi yasak kapsamındadır. Kapalı alanda sigara içmenin cezası 188._ TL, sigara izmaritini yere atmanın ve çevreyi kirletmenin cezası ise 112._ TL’dir. Ancak işçinin sigara içilmesinin yasak olduğu alanlarda sigara içmesinin çok daha ağır yaptırımları söz konusu olabilecektir. Yasak alanlarda sigara içen işçi haklı nedenle ve tazminatsız olarak işten çıkarılabilir. Nasıl mı? Gelin konuyu yargı kararları ışığında inceleyelim.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-ı maddesine göre, işçinin isteği ile ya da işini ihmal etmesi sonucu işyerindeki işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi hali işverenin haklı fesih nedenleri arasında gösterilmiştir.
İş güvenliği hükümleri, işçi sağlığı ve güvenliğini korumaya yönelik titizlikle uyulması gereken kurallardır. Bu konuda işverenin alması gereken tedbirlerin yanında işçinin de yükümlülükleri vardır. İşçinin kasıtlı bir davranışı ya da görevini savsaması sonucu işin güvenliği yönünden bir tehlike meydana gelmesi durumunda, işveren açısından derhal “haklı nedenle fesih hakkı” ortaya çıkar. İşçinin bu konuda uyarılması veya hatırlatmada bulunulmasına gerek olmadığı gibi, belli bir zararın oluşması da gerekmez.

İŞ GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE DÜŞÜREN DURUMLAR

Güvenlik hizmeti veren bekçinin uyuması veya görev yerini terk etmesi, yanıcı ve patlayıcı maddelerin bulunduğu yerde yasaklanmış olmasına rağmen sigara içilmesi, basınçla veya yüksek ısıyla çalışabilir bir cihazın kontrolü ile görevlendirilen işçinin görevini savsaması gibi durumlar, işin güvenliğini tehlikeye düşüren davranışlara örnek olarak verilebilir.
Yargıtay konuya ilişkin bir kararında; işyeri kurallarını içeren belgede sigara içilmesinin yasaklandığı yerlerde sigara içilmeyeceğinin kararlaştırıldığını, işyeri yönetmeliğinde de işletme içerisinde sigara içmenin kesinlikle yasak olduğunun açıklandığını, davacının fesihten önce de işyeri içerisinde bu yasağa aykırı davrandığını ve ihtarla cezalandırıldığını, akabinde 03.06.2008 tarihinde işletme içerisinde sigara içtiğinin belirlendiğini ve savunmasında olayı kabul ettiğini belirterek, işverence daha önce yapılan ihtara rağmen işyeri yönetmeliği ile yasaklanmış eylemi tekrarlayarak işyeri güvenliğini tehlikeye soktuğu anlaşılan davacı işçinin iş sözleşmesinin yasal 6 günlük süre içerisinde işverence feshinin haklı nitelikte olduğuna, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin bozmayı gerektiğine hükmetmiştir (Yrg. 9. H.D., T: 21.05.2012, E: 2010/11279, K: 2012/17874).

İŞÇİ LEHİNE ALINAN KARAR

Yargıtay bir başka kararında işçi lehine karar vermiştir: “Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işyerinde sigara içmenin yasak olduğu, bunun davacı tarafından da bilindiği, ancak bu yasağın titizlikle uygulanmadığı, buna ilişkin etkin bir denetim mekanizmasının kurulmadığı, davalı işyerinde sigara içilmesi için ayrılmış bir bölüm de bulunmadığı, davacı tanığı N.. S..’in beyanından anlaşıldığı kadarıyla başka çalışanların da kendi bölüm veya laboratuvarlarında sigara içtikleri, davacının sigara içmesi nedeniyle iş güvenliğinin tehlikeye düştüğü hususunda dosya içinde herhangi bir delil bulunmadığı, fesihten önce davacıya sigara içmesi nedeniyle uyarı yapıldığına dair herhangi bir tutanak veya belge bulunmadığı, uyarma, kınama gibi disiplin cezalarına başvurma imkanı varken bunun da yapılmadığı, öte yandan davacının amirleri tarafından verilen talimatlara uymaması şeklinde ifade edilen eylemlerinin nelerden ibaret olduğunun belli olmadığı gibi bu eylemlerin netlikle ortaya konulamadığı, bu nedenle salt “işyerinde/laboratuarda sigara içme” eyleminin fesih konusu edilmesinin “feshin son çare olması” ve “ölçülülük” ilkeleriyle bağdaşmadığı anlaşıldığından, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiği ve davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin yerinde olduğu sonucuna varıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir” (Yrg. 9. H.D., T: 20.10.2014, E: 2012/36875, K: 2014/30298).
Yargıtay daha güncel bir kararında, sigara içmenin iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğü işyerinde sigara içilmesi halinde, herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın iş akdinin haklı nedenle ve tazminatsız olarak feshedileceğine hükmetmiştir: “İplik, dokuma, tekstil, boya işi yapılan işyerinde sigara içmenin yasak olmasının işin gereği olup tüm işçiler tarafından bilinebilecek durumdadır.

SİGARA İÇMEK ÖNEMLİ ETKEN

Yapılan işin niteliği dikkate alındığında iş yerinde imalat sırasında sigara içmenin ne kadar tehlikeli olacağı ortadadır. Davacı işçi çalışırken makinanın arkasında yanıcı maddelerin olduğu bir ortamda sigara içerek iş güvenliğini doğrudan doğruya tehlikeye düşürmüştür. Davacının bu davranışı İş Kanunu’nun 25/II- ı maddesine aykırı olup işveren feshinin haklı olduğunun gözden kaçırılarak kıdem ve ihbar tazminatının reddi yerine kabulü bozmayı gerektirmiştir.” (Yrg. 9. H.D., T: 01.07.2019, E: 2017/12882, K: 2019/14618)
Biz burada örnek mahiyetinde birkaç karara yer verdik. Ancak konuya ilişkin olarak yargıya intikal etmiş çok sayıda karar bulunmaktadır. Yargıtay vermiş olduğu kararlarında, ağırlıklı olarak, işyerinin yasaklanan bölümlerinde sigara içilmesi halinde zararın oluşup oluşmadığına bakmamış, eylemin tehlike yaratmasını fesih için yeterli görmüştür.
Sonuç olarak, özellikle yanıcı, parlayıcı ve tehlikeli madde üreten ya da bulunduran işyerlerinde işçinin sigara içmek için ayrılan alanların dışında sigara içmesi halinde, herhangi bir uyarı yapılmaksızın, iş sözleşmesi haklı nedenle ve tazminatsız olarak feshedilebilecektir.
Kanımca işyerinde yanıcı, parlayıcı ve tehlikeli madde üretilmiyorsa ilk tespitte iş sözleşmesinin feshedilmesi adil değildir. Bu tür işyerlerinde ilk tespitte uyarma, kınama gibi disiplin cezaları verilip, fiilin tekrarı halinde iş sözleşmesinin feshi değerlendirilmelidir. Bunun yanı sıra işverenin de işçilere bir sigara içme alanı belirlemesi, işçilerin çay ve sigara ihtiyaçları için ara dinlenmeleri düzenlemesi gerekmektedir.
Yasak mahalde sigara içen işçinin bu fiilini, işyerinde oluşturduğu tehlikenin yanı sıra eşitlik, ölçülülük ve feshin son çare olması ilkeleri çerçevesinde cezalandırmalıdır.

 

 

 

 

 

Kategoriler
Gündem

Bakan Koca Keçiören’de saldırıya uğrayan sağlık çalışanları ile ilgili açıklama yaptı!

Ankara’da sağlık çalışanlarına saldırı görüntüsü Türkiye’nin gündeminde. Salgınla mücadele en önde yer alan sağlık çalışanları yakınlarını kaybeden kişiler tarafından saldırıya uğradı. Bakan Koca saldırı için sosyal medya üzerinden açıklamada bulundu.

Devlet geçit vermeyecek

Bakan Koca tarafından yapılan paylaşımda, “Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisinde, çok sayıda kişi, ateşli silahla yaralanan, müdahalelere rağmen kurtarılamayan yakınlarını, kuralları zorlayarak görmeye çalıştı. Arkadaşlarımız, şiddet olasılığına karşı, kapıyı kapalı tuttu. Şiddetin ihtimali bile olmamalı. Devlet, geçit vermeyecek. Sağlık çalışanına saygı bir insanlık kalitesidir.” ifadeleri kullanıldı.

Adli tahkikat başlatıldı

Ankara Valiliği ise olayla ilgili olarak, “Silahlı bir kavga sonucu Keçiören E A Hastanesinde tedavi altına alınan yaralıları görmek isteyen hasta yakınları ile hastane çalışanları arasında çıkan tartışma fiziki saldırıya dönüşmeden görevlilerimizle önlenmiş olup sorumlular hakkında derhal adli tahkikat başlatılmıştır.” dedi.