Kategoriler
Sağlık Yaşam

Tuvalette bunu yaparsanız büyük tehlike sizi bekliyor!

Milliyet Pembenar’ın haberine göre, araştırmacılar, tuvalette sifonu çektiğinizde dışkı ve mikropların klozetten 5 metre uzağa saçılabildiğini söylüyor. Bilim insanları genellikle bu aerosol etkisine “tuvalet tüyü” adını verir. Kapağı açıkken sifonu çekerseniz banyodaki tüm yüzeyler bu mikroplar ile dolu zerrecik bulutu ile kaplanır.

Bu yüzden ya kapağı kapatmanızı ya da diş fırçalarınız için koruyucu bir kap kullanmanızı öneriyoruz. Aksi takdirde burası bakteriyel organizmalar için bir yuva haline gelebilir. Konu sadece hijyen değil, sağlığımız da tehdit altında. Tuvaletlerden bulaşan mikroplar arasında E.coli bakterisi en tehlikeli olanıdır.

4-6 saat içinde aynı tuvaleti kullanan herkesi etkileyebilir. Bazı E.coli türleri ishal ve kusmaya yol açan hastalıklara neden olabilir. Her kullanımdan sonra tüm yüzeylerin temizlenmesi ile oluşabilecek hastalıklardan korunmak mümkün. Ancak maalesef temizlemek için kullandığımız kimyasallar tuvalet tüylerinin kendisinden bile daha tehlikeli olabilir!

Temizlik malzemeleri aşırı kullanıldığında akciğerleri tahriş edebilir, gözleri ve cildi yakabilirler. Bu 3 basit kurala uyarak sağlığınızı, paranızı ve zamanınızı garanti altına alabilirsiniz:

1-Tuvalette sifonu çekmeden önce daima klozet kapağını kapatın.
2-Diş fırçanızı ve diğer tüm kişisel hijyen ürünlerinizi klozetten uzak tutun.
3-Eğer alaturka bir tuvalet kullanıyorsanız sifonu çektikten sonra hemen tuvaletten çıkın.

BU HATALARI YAPMAYIN

Tuvalet fırçanızı kullandıktan sonra mutlaka kurutun. Tuvalet fırçası muhafazasının içindeki sınırlı hava sirkülasyonu, mikrop gelişimi için çok uygun bir ortamdır. Bu nedenle her kullanımdan sonra fırçayı kuruması için klozet ile tuvalet taşının arasına sıkıştırın. Tuvalet fırçanızı ayda iki kez dezenfekte edin.
Hemoroidi alevlendirebileceği için tuvalette çok fazla zaman harcamamaya çalışın. Çünkü tuvalette uzun süre oturmak kanın damarlarınızda toplanarak aşırı basınç yaratmasına sebep olabilir.

 

 

 

 

 

 

 

Kategoriler
Gündem Sağlık Türkiye

Koronavirüsten korunurken kanser olmayın!

Gripten ve koronavirüsten korunmak amacıyla vitamin ilaçlarının kullanımının artmasının özellikle sigara içen bireylerde ciddi sıkıntılar doğurabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Berrin Pehlivan, “Sigara içip vitamin A veya B takviyesi alanlarda akciğer kanseri riskinin arttığına dair yayınlar bulunmaktadır. Tüm diğer ilaçlar ve yöntemler gibi vitamin takviyesine de bir doktorla birlikte, kan ve diğer testlerin eşliğinde karar verilmesi gerekir” dedi.

Sonbaharla birlikte artmaya başlayan grip vakalarının belirtilerinin koronavirüs ile karıştırabileceği konusunda uyarıda bulunan uzmanlar, bağışıklığını güçlendirmek isteyenlerin vitamin haplarına yöneldiğine dikkat çekiyor. Pandemiyle birlikte vitamin takviyelerinin kullanımlarının büyük oranda artış gösterdiğini söyleyen Bahçeşehir Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Berrin Pehlivan, “Alınan vitamin takviyeleri uyumadığımız uykunun, yapmadığımız sporun ya da yanlış beslenmenin yerine geçmiyor” diyerek uyarılarda bulundu.

KORONAVİRÜS İLE BİRLİKTE KULLANIM ORANI ÇOK ARTTI

Vitamin takviyelerinin kullanım durumları ve zararlı etkileri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Berrin Pehlivan, “1900’lü yılların başında, riket, skorbüt gibi hastalıkların vitamin eksikliğinden kaynaklandığının ve takviye aldığında hastaların iyileştiğinin gözlenmesiyle vitamin takviyeleri kullanılmaya başlandı. Son birkaç 10 yıldır farklı bir boyut kazandı ve özellikle ekonomik gücü yüksek kesimin yaşlanmamak, daha sağlıklı olabilmek amacıyla sıklıkla ve fevri bir şekilde kullandığı ürünler haline geldi. Pandemi ile birlikte de çılgınlık boyutuna ulaştı. Ancak takviyelerin yiyeceklerle alınan vitaminlerle aynı etkiyi yarattığına dair herhangi bir çalışma elimizde bulunmamakla birlikte, son yıllarda yapılan çalışmalar bize tam tersi etki yaratabileceğini gösteriyor.” dedi.

EĞER SİGARA İÇİYORSANIZ

Prof. Dr. Berrin Pehlivan şöyle devam etti; “Sigara içip vitamin A veya B takviyesi alanlarda akciğer kanseri riskinin arttığına dair yayınlar bulunmaktadır. Pandemi sürecine bakarsak dışardan alınan vitamin takviyelerinin o çok korktuğumuz ve artık hepimizin çok iyi öğrendiği akciğerleri tahrip eden sitokin fırtınasını artırdığına dair yayınlar var. Başka bir deyişle takviyeler uyumadığımız uykunun, yapmadığımız sporun, yanlış beslenmenin yerine geçmiyor ya da içtiğimiz sigara, alkolün zararlarını telafi etmiyor, aksine zararı artırabiliyor. Kanser hastalarında yapılan çalışmalar da bize aynı şeyi söylüyor. Mart ayında yayınlanan bir çalışmada vitamin takviyesi alan meme kanserli hastalarda hastalığın nüks etme ihtimalinin artığı rapor ediliyor.”

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMEK DİYE BİR ŞEY YOK

Fakat bazı durumlarda vitamin takviyesinin yapılması gereken gruplar olduğunun altını çizen Pehlivan şunları söyledi; “Vitamin B12 emilim bozukluğu olanlar, hamililer ve kan tahlilleri ile herhangi bir vitamin veya mineral eksikliği tespit edilenlerde takviye kullanılabilir. Vitamin takviyelerini gereksiz yere almak, bulantı, kusma, karaciğer fonksiyonları bozukluğu, kanama gibi şikayetlere yol açabilir. Pandemi döneminde vitamin takviyelerine daha çok yönelmemizin sebebi bağışıklık sistemimizi güçlendirmek. Ancak kronik bir hastalığınız yoksa bağışıklık sistemi yeteri kadar muntazam işler, güçlendirme adına yapacağımız her şey onun işleyişini bozar aslında. Dolayısıyla bağışıklık sistemimizi güçlendirmek diye bir şey yoktur, onu çökertmemek için yapılacaklar vardır. Bunlar da; yeterli ve dengeli beslenmek, uyku, sigara ve alkolden uzak durmak, spor yapmak ve stresimizi hayat tarzı haline getirmemek. Bağışıklık sistemimizin düzenli işlev görmesinde uyku zannettiğimizden çok daha önemli; gece 11-12 de yatıp sabah 7-8 de uyanmak kendimiz için yapabileceğimiz en önemli şeylerden biri.”

UZMANLARA DANIŞMADAN KULLANMAYIN

Kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmemesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Berrin Pehlivan son olarak şunları söyledi; “Bir vitamin takviyesi alıp sağlığımız için yapmamız gerekenleri bir kenara bırakmak çok kolayımıza geliyor. Birilerinin bize dikte ettiği bir ilacı veya takviyeyi almak, diyeti uygulamak yine aynı şekilde çok kolay geliyor. Ancak hepimiz çok farklıyız ve birimize iyi gelen reçetenin diğerimize de iyi geleceğini beklemek günümüz teknolojisinde ve bilgi ağında çok makul mantıklı bir şey değil. Hepimizin genleri, hücreleri ve hücrelerin işleyişi farklı; birimize iyi gelen diğerimize kötü de gelebilir. Tüm diğer ilaçlar ve yöntemler gibi vitamin takviyesine de bir doktorla birlikte, kan ve diğer testlerin eşliğinde karar verilmesi gerekir. Doktorunuz testlere bağlı olmadan direkt önerdiğinde, gerekliliğini ve biyo yararlılığını sorgulayın. Vücudunuz size ait ve onunla ilgili her şeyi sorgulamaktan çekinmeyin.”

Kategoriler
Sağlık Yerel

O vali açıkladı! 28 binden fazla kişi takip altında!

Tüm Türkiye’de koronavirüs ile mücadele kapsamında kısıtlamalar ve yasaklar gündeme geliyor. İl Hıfsızsıhha  Kurulları tarafından alınan kararlar illerde titizlikle uygulanmaya devam ediyor.

Koronavirüs’ün en çok etkilediği illerden biri olan İzmir’de Vali Yavuz Selim Köşger, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda koronavirüs vakalarının takibi hakkında attıkları son adımı paylaştı.

İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, Twitter hesabından İzmir’deki filyasyon çalışmaları hakkında açıklama yaptı. Vali Köşger, kentte koronavirüs testi pozitif çıkan ve bu kişilerle temasta bulunan 28 bin 734 kişinin takip edildiğini bildirdi.

VALİ KÖŞGER’İN TWİTTER PAYLAŞIMI

“İl Hıfzıssıhha Kurulumuzun aldığı kararlar çerçevesinde 182 araçla 1321 kişiden oluşan 422 ekiple, ayrıca güvenlik güçlerimizden oluşan ekiplerce 28 bin 734 pozitif ve temaslı kişi evde ziyaret/takip edilmiştir. 39 telefonla arama ekibi, 52 bin 932 arama ve kontrol yapmıştır. Kurallara uymayanlara idari para cezası uygulanmaktadır. Ayrıca kurul kararı gereği karantinaya uymayan (temaslı ve pozitif olanlar) hazırladığımız iki yurtta zorunlu ikamete tabi tutulacak ve masrafları da kendilerinden tahsil edilecektir. Kurallara uyalım, sağlıklı kalalım.”

Kategoriler
Sağlık Yerel

Genç kadına cilt bakımı şoku!

Tekirdağ’a bağlı Çorlu ilçesinde yaşayan Müge Gümşar(29) cilt bakımı için gittiği güzellik merkezinde hayatının şokunu yaşadı. Genç kadın bakımdan sonra sokağa çıkamaz hale geldi.

CİLDİMİN HASSAS OLDUĞUNU SÖYLEDİM

Çorlu’da yaşayan Müge Gümşar, bir süre önce cilt bakımı yaptırmak için bir güzellik merkezine gitti. Bakım öncesi cildinin hassas olduğunu söyleyen Gümşar, işlem sırasında yüzünde yanma hissetti. Müge Gümşar, bundan sonra yaşadıklarını ise şöyle anlattı: Dermapen işlemi yaptırdığım sırada cildimin hassas olduğunu, kızarmaya meyilli bir cilt olduğunu söylememe rağmen yüzümde yanıklar oluştu. Yanıklar nedeniyle merkezden çıkar çıkmaz, hastaneye gittim. Doktorlar, yüzümde enfeksiyon oluştuğunu, antibiyotik kullanmam gerektiğini söyledi.

SONUÇ TEDAVİDEN SONRA BELLİ OLACAK

Plastik cerrahi bölümüne sevk edilen talihsiz kadın, “Plastik cerrahiyeye sevk edildim. Plastik cerrah da yüzümde 2’nci derece yanık oluştuğunu ve iz kalabileceğini, bu izlerin geçme seyrinin ne kadar süreceğini bilemeyeceğini söyledi. Sonuç tedavinin ardından belli olacak” ifadelerini kullandı.

SOKAĞA ÇIKAMIYORUM! AYNAYA BİLE BAKAMIYORUM!

Yaşadığı sürecin hayatını çok olumsuz etkilediğini, insan içine çıkıp, hiçbir sosyal aktiviteye katılamadığını söyleyen Gümşar, “Bu olay hayatımı çok kötü etkiledi. Aynaya bakamıyorum, sosyal hayata karışamıyorum. Cilt bakımı yaptırmak isteyenler, mutlaka gittikleri merkezlerdeki çalışanların uzman olup olmadıklarını araştırsınlar” dedi. Müge Gümşar, hastaneden aldığı raporlarla güzellik merkezi sahiplerinden şikayetçi oldu.

Kategoriler
Sağlık

Koronavirüs aşısının yan etkileri açıklandı

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisinde tedavi arayışları da zamana karşı bir yarış halinde devam ediyor. Aşıyı geliştirmeye en yakın kuruluşlardan biri olan Pfizer, geliştirdikleri koronavirüs aşısının yan etkilerini paylaştı.

Pfizer yöneticileri deneylere dahil olan 12 binden den fazla katılımcıya ikinci dozu uyguladıklarını aktardı

Amerikan ilaç şirketi Pfizer’in geliştirdiği koronavirüs aşısının klinik denemelerinde hafif ve orta dereceli yan etkilere rastlandı. Şirket, ortaklarıyla yaptığı konferans görüşmesinde, “BNT162b2” adlı aşı adayının ABD’de yürütülen üçüncü aşama klinik denemelerinde “deneklerde hafif ve orta dereceli bazı yan etkilere rastlandığını” açıkladı.

T24 ’ün aktardığına göre şirket, aşı uygulanan deneklerin birçoğunda yorgunluk, baş ağrısı, üşüme ve kas ağrıları görüldüğünü, bazılarında ateş ve sınırlı sayıdaki denekte yüksek ateş tespit edildiğini kaydetti.

KORONAVİRÜS AŞISININ İKİNCİ DOZU UYGULANDI

Pfizer yöneticileri deneylere dahil olan 12 binden fazla katılımcıya ikinci dozu uyguladıklarını aktardı.

Reuters ’ın haberine göre şirket, bağımsız bir veri izleme komitesinin gerekli gördüğünde deneylerin durdurulmasını önerebileceğini ama şimdiye kadar böyle bir öneri almadıklarını ifade etti.

Pfizer CEO’su Albert Bourla, kısa süre önce Amerikan CBS televizyonuna çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu.

Bourla, son aşamasına gelinen koronavirüs aşısının ”güvenli ve etkili” olması durumunda yıl sonundan önce piyasaya sürülebileceğini söylemişti. Yönetici, koronavirüs aşısının etkili olup olmadığını ekim sonuna kadar tespit etme ihtimallerinin yüksek olduğunu ifade etti. Aşının onayı ve dağıtımı için hazırlıklara başladıklarını bildirmişti.

Kategoriler
Gündem

Bakan Selçuk açıkladı: 2 yıl ücretsiz!

Türkiye’de vatandaşlar Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında ücretsiz olarak tedavi görüyorlar. Ancak 2002 yılı öncesinde herkes GSS’den ücretsiz faydalanamıyorlardı. Konu hakkında açıklamalarda bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, 2002 yılından itibaren farklı kanunlar çerçevesinde sunulan sağlık hizmetlerinin günümüzdeki durumuna ilişkin bilgilendirmelerde bulundu.

Vatandaşlar önceden istedikleri hastanede muayene olamıyordu

Bakan Selçuk tarafından yapılan yazılı açıklamada, 2012 yılında tüm vatandaşların Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamı altına alınarak büyük kolaylık sağlandığı bildirildi. Tüm vatandaşlara ekonomik durumuna bakılmadan sağlık hizmeti sağlandığını belirten Bakan Selçuk önceden sigortalıların istedikleri hastanede muayene olamadıklarını hatırlattı. Bakan Selçuk ayrıca lise mezunu gençlere 20, üniversite mezunu gençlerin de 25 yaşına kadar 2 yıl daha prim ödemeksizin GSS kapsamında olduklarını da ifade etti.

Aile fertleri de GSS kapsamına alındı

2002 sonrası sağlık reformlarını açıklayan Bakan Selçuk, 3 kategoride uygulanan genel sağlık sigortası primi oranının tek kategoriye indirildiğini söyledi. GSS için ödenmesi gereken tutarın 2020 yılı için aylık 88.29 TL olduğunu, ödenen prim tutarının kişinin sadece kendisi için değil bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin de GSS kapsamına alınmasını sağlandığını belirtti.

Genel Sağlık Sigortası uygulaması ile birlikte sağlığa erişimin kolaylaştırıldığını ve sağlık hizmeti kuruluşlarına doğrudan veya sevkli müracaat edilme imkanının getirildiğini vurgulayan Bakan Selçuk, yine kanuni düzenleme yapılarak özel sağlık kuruluşlarının aldıkları ilave ücret oranlarına sınırlama getirildiğini kaydetti.

Gençlere 2 yıl daha ücretsiz sağlık hizmeti

Bakan Selçuk: “Ayrıca 18 yaşını doldurmayan gençlerimizle birlikte sağlık açısından başkasının bakımına muhtaç olan kişilerin, iş kazası ile meslek hastalığı ve koruyucu sağlık hizmeti gibi durumlarda prim ödeme gün sayısına veya prim borcuna bakılmıyor. Bu kapsamda olan vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden yararlanma hakları bulunuyor.”

Bakan Selçuk, buna ek olarak lise mezunu gençlere 20, üniversite mezunu gençlerin de 25 yaşına kadar 2 yıl daha prim ödemeksizin GSS kapsamında olduklarını belirtti.

Covid-19 pandemisi sürecinde de bir takım kolaylıklar sağlandığını ifade eden Bakan Selçuk, “1 Nisan tarihinden itibaren nakdi ücret desteği alanlardan herhangi bir sosyal güvencesi olmayan vatandaşlarımız da GSS kapsamında” dedi.

Bayram ikramiyeleri ve en düşük emekli maaşı

Yaklaşık 13 milyon emekli vatandaşımıza yönelik iyileştirmelerin de yapıldığını anımsatan Bakan Selçuk, ilk olarak 2019 yılında en düşük emekli aylıklarının 1000 liraya, 2020 Nisan ayında da 1.500 TL’ye çıkartıldığını kaydetti. Bakan Selçuk ayrıca 2018 yılında başlatılan Bayram ikramiyelerinde bugüne kadar 64.2 milyar lira ödeme yapıldığını belirtti.

Bakan Selçuk ayrıca, Sağlık Uygulama Tebliğinde yapılan düzenlemelerle bedeli ödenen toplam ilaç sayısının 8 bin 740’a ulaştığı bilgisini paylaştı.