Kategoriler
Ekonomi Gündem

Son Dakika! SGK o paraları geri ödüyor!

Emeklilik yaşı gelmesine rağmen emekliliğe hak kazanamayan pek çok kişi bugüne kadar ödediği primlere ne olacağını kara kara düşünüyor. Yıllarca çalışıp emeğinin bir kısmının maaştan prim olarak kesilen ama emeklilik hayaline kavuşamayanların ortak düşüncesi olan bu soruna Sosyal Güvenlik Kurumundan yanıt geldi. Sosyal Güvenlik Kurumunun açıklamasına göre emekliliğe hak kazanamayanlara ödedikleri primler toplu olarak iade edilecek. İşte, SGK’ya yatan prim ücretlerinin iadesi konusundaki tüm detaylar.

EMEKLİ OLMAK İÇİN NELER GEREKİYOR

Sigortalı bir işte çalışan pek çok kişinin hayali emekli olmaktır. Emekli olabilmek için gerekli şartları eksiksiz tamamlamış olmak gerekir. Emekliliğe hak kazanabilmek için yaş, sigortalılık süresi ve sigorta prim günü şartlarının hepsinin eksiksiz yerine getirilmiş olması gerekir. Aynı zamanda yaş ve sigortalılık süresini dolduran vatandaşların prim ödemelerini yapabilmeleri için vatandaşlara hizmet borçlanması yapabilme hakkı sunulmuştur. Hizmet borçlanması kadınlar için doğum, erkekler için askerlik ve yurt dışında çalışan vatandaşlar için de yurt dışı borçlanma hakkı sunuluyor.

ÖDEMELER NASIL TOPLU GERİ ALINIR

Milliyet’te yer alan habere göre, emekliliğe hak kazanamayan pek çok kişi, hizmet borçlanması ile de emekliliğe hak kazanamıyorsa vatandaşlara ödedikleri primleri toplu olarak geri alma hakkı sunuluyor. Toplu prim iadesi almak isteyen vatandaşların resmî olarak başvuruda bulunması gerekir. Prim iadesi almak üzere başvuruda bulunacak olan kişilerin SGK’ya bağlı olarak hizmet akdine bağlı 4A veya kendi hesabına ya da ismine bağlı 4B sigortalılık statüsünde çalışmıyor olması gerekir. 4A, 4B ve 1 Ekim 2008 tarihinden sonra 4C kollarından birinde çalışan kişilerin emeklilik için gerekli olan yaş ve hizmet sürelerinin tamamlanmış olması gerekir. Bu hizmet süresi kadınlar için 20 yıl, erkekler için de 25 yıl olarak belirlenmiştir. Birden fazla işte çalışan kişilerin atına yapılan toplam prim ödemelerinin asgari ücretin 7.5 katında olması halinde aradaki farkın iade edilir. Tavan olarak belirlenen tutarı aşan kişilerin primlerini geri alabilmeleri için 10 yok içinde başvuruların yapılması gerekir.

TOPLU ÖDEME GERİ ALMA BAŞVURUSU NASIL YAPILIR

Sosyal Güvenlik Kurumundan toplu prim ödemesini alabilmek için resmî bir başvuru yapılması gerekir. Başvuru yapılmadığı durumda ödeme yapılması mümkün değildir. Kişiler prim ödemelerini alabilmek için ikametlerinin bulunduğu Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüklerine ya da Sosyal Güvenlik Kurumu ilçe merkezlerine dilekçe yazarak başvuruda bulunmaları gerekir. Toptan ödeme alan kişilerin Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında yeniden sigortalı olarak işe başlaması durumunda ihya sistemi devreye giriyor. Ödeme alan vatandaşların emekliliğe hak kazanması için ödeme aldıkları prim miktarı kadar yeniden yatırmaları durumunda emekli olmaya hak kazanırlar. Bu sayede pek çok kişi emekli olamasa bile ödediği primleri toplu olarak alma ve bir açığını kapatma imkanı da buluyor.

Kategoriler
Gündem Yerel

Mesainin başlamasına 15 dakika var diye “Şehit” saymadılar!

2018 yılında görev yerine giderken bir aracın çarpması sonucu polis memuru Buket Keleş hayatını kaybetti. Ablasını şehit saymayan SGK’ya tepki gösteren Murat Keleş “SGK ablamın görev saatinin 19.00’da başladığını, kazanın ise 18.45’te olduğunu söyleyip şehadet belgesini vermedi” dedi.

Hürrriyet’in haberine göre; Buket Keleş (28) üniversitede Türkçe öğretmenliği bölümünü bitirdikten sonra KPSS’ye girerek atanmayı bekledi. 2 yıl boyunca atanamayan ve gönlünde polis olmak da yatan Keleş, Polis Akademisi’ne girerek eğitim aldı. 2018’de ilk görev yeri olan İzmir’e atandı. 19 Kasım 2018’de İzmir Adnan Menderes Havalimanı yakınlarındaki bir kontrol noktasındaki görevine gitmek için yolun karşısına geçerken uyuşturucu kullanmış sürücünün kullandığı panelvan tarafından 40 metre sürüklendi. Vücudundaki birçok kemiği kırılan ve beyin hasarı oluşan Keleş, kaldırıldığı hastanede verdiği yaşam mücadelesini 9 gün sonra kaybetti. Memleketi Kırşehir’deki Şehit Hava Pilot Çavuş Ahmet Tozluklu Şehitliği’ne defnedildi.

ÇARPAN ŞOFÖRE 4 YIL 5 AY HAPİS

MOBESE kameralarından aracın ön sol farının yanmadığı, sürücü Sedat Ayverdi’nin ise olay anında elindeki cep telefonuna baktığı tespit edildi. 1,5 ay cezaevinde kalan Ayverdi, avukatının itirazı üzerine tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Mahkeme, 10 Eylül’de verdiği kararda sanığı bilinçli taksirle öldürme suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme sanığın ehliyetinin 1.5 yıl süreyle geri alınmasına hükmetti.

SGK TALEBİ REDDETTİ

Buket Keleş’in kardeşi Murat Keleş (21) ablasının görev yerinde şehit olduğunu, cenazesine bakan yardımcılarının katıldığını ve şehit töreni yapıldığını, ancak SGK’nın Buket Keleş’i şehit kabul etmeyerek “Vazife Malulluğu” belgesini vermemesine isyan etti. Change.org’ta ablasına şehadet belgesi verilmesi için imza kampanyası başlatan Murat Keleş şunları anlattı: “Ablam oraya arkadaşlarıyla buluşmaya gitmedi. Görev yeri yolun hemen karşısıydı. Halk otobüsünden inip karşıya geçecek ve görevine başlayacaktı. Kaza, görev mahallinde gerçekleşti. Orası havalimanı yolu polis kapama noktası. Çevirme yapılıyor. Polis kulübesi var. Bizim adımıza Emniyet Müdürlüğü’nün Polis Şehit Gazi Bürosu SGK’ya başvurdu. SGK gönderdiği cevapta görev saatinin 19.00’da başladığını, ablamın ise 18.45’te oraya gittiğini belirterek ablamın şehit kapsamı dışında kaldığını söyledi. Ablam halkın huzurunu ve güvenliğini sağlamak amacıyla kurumunun görevlendirdiği yere görev aşkıyla erken gitti. Hem görev yerine geç gitse tutanak tutulurdu. SGK ‘Niye 15 dakika önce gitti’ diye belgeyi vermiyor. SGK bizi 2 yıldır çok zor duruma soktu. Annem ve babam ablamın acısıyla birçok hastalık sahibi oldu. Bir de bu davalarla uğraşmaları onları perişan etti. Psikolojileri bozuldu.”

ABLAM İZİNLİ DEĞİLDİ

Ablasının hak ettiği unvanı almasını istediklerini söyleyen Murat Keleş, “Polis Vazife Kanunu’nda ek madde 4’te belirtildiği üzere polisler, yeri ve zamanına bakılmaksızın bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, gerekli suç ve delillerini muhafaza etmekle görevli ve yetkilidir. Bu kanunu esas aldığımızda ablam izinli değildi. Kurumunun görevlendirdiği görev mahalline geldiğinde kaza oldu” dedi.

SGK, “KAZA GÖREV SIRASINDA OLMADI”

SGK tarafından gönderilen belgede şu ifadelere yer verildi: “Buket Keleş’in 19.00 ile 08.00 arası İzmir Gaziemir- Torbalı girişi kısmında yer alan kapama ve uygulama noktasında görevli olduğu, 19 Kasım 2018’de kapama noktasında görev almak üzere saat 18.45 sıralarında İzmir Menderes yolunda karşıdan karşıya geçerken bir aracın çarpması sonucu yaralanarak kaldırıldığı hastanede 28 Kasım 2018’de vefat ettiği, vefatı fiilen görevini yaptığı sırada meydana gelmediği gibi idarece sağlanan servis aracıyla işe giderken ya da işten dönerken geçirdiği trafik kazası sonucu da meydana gelmediğinden hakkında 5510 sayılı Kanunun 47’nci maddesinin birinci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına karar verilmiştir. Bu nedenle kızınızdan dolayı tarafınıza vazife malullüğü aylığı bağlanmasına imkân bulunmamaktadır.”

Kategoriler
Kamu Haberleri

Hizmet dökümünde bu kod yazıyorsa emekli olamazsınız!

Türkiye’de emekli olmak isteyen vatandaşlar SGK’nın uygulamaları hakkında yeterince bilgi sahibi değil. SGK vatandaşların hizmet dökümünde yer alan Ş,K ve S kodlarına göre işlem yapabiliyor. Çalışan ve emeli olmak isteyen vatandaşların bu kodların anlamlarını bilmesi gerekiyor. SGK hizmet dökümünde S kodu olanların sigortaları iptal edilebilir. İşte S,Ş,K kodlarının anlamları.

Ş, K, S Kodların anlamı

SGK hizmet dökümünde yer alan S sahte işyeri, Ş şüpheli işyeri ve K kontrollü iş yeri anlamına gelmektedir.
Hizmet dökümünde Ş kodu varsa bu iş yerinde sahte sigortalı bildiriminde bulunup bulunulmadığının tespiti için ,iş yeri hakkında Kodun konulmasından sonra 10 gün içerisinde denetim süreci başlatılır. Eğer sahte sigortalı tespiti yapılırsa hizmet dökümündeki ş, s kodu ile değişir. İş yeri sahte olarak kabul edilir. Bu durumda hizmet bildirimleri iptal edilir.

Şüpheli durumdaki iş yerinden emeklilik için başvuruda bulunabilir ve başvuranların aylıkları bağlanır. Sahte işyeri kodu olanların ise hizmet süreleri ve gerekirse emeklilik iptal edilebilir.

Kategoriler
Kamu Haberleri

SGK duyurdu: Artık başvuruya gerek yok!

Dijital teknolojinin gelişmesi ile beraber Türkiye’de devlet kurumlarındaki işleyişler de değişmeye başladı. Bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumu otomasyon alt yapısındaki yenilikler ile birlikte belgeli işlemlerde kolaylıklar sağlamaya başladı. SGK’dan yapılan duyuru ile ise yeni uygulamaya konulan yazılımlar sayesinde hak sahipliğinde değişiklik tespit edildi. Düzenlemeye göre vatandaşın başvurusuna gerek kalmayacak.

Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberine göre; Sosyal Güvenlik Kurumu’nda ( SGK) sigortalı ve hak sahiplerine bağlanan gelir ve aylıkların mevzuata uygunluğunu kontrol etmek amacıyla SSK’lılar için “Kapsam 4a”, BAĞ-KUR’lular için de “Kapsam 4b” programı kullanılıyor. Her iki statü için ayrıca Emektar programları ile de kontroller yapılıyor. Bu programlar sürekli güncellenerek yeni özellikler ekleniyor.

Hatasız sonuçlandırılması isteniyor

SGK söz konusu programlarla ilgili son yenilikler hakkında teşkilata genel yazı gönderdi. Yazıda, programlar aracılığıyla listelenen kayıtların öncelikle gelir/aylığa hak kazanma koşullarının tespitinin yapılması, bu kişilerin başka bir dosyadan gelir/aylık aldığının görülmesi halinde de mevzuata uygunluğunun kontrol edilmesi istendi. İşlemlerin mevcut mevzuat çerçevesinde ivedilikle ve hatasız şekilde sonuçlandırılması gerektiği belirtildi.

Yazılı talep beklenmeyecek

Bürokrasinin azaltılması ve yersiz ödemelerin önüne geçilmesi amacıyla Emektar programlarına iletilen kayıtlar dikkate alınarak mezun olan veya yaşlarını dolduran çocukların aylıklarının kesilmesi sonrasında diğer hak sahiplerinin hisselerinin düzeltilmesi istendi. Aynı şekilde, hak sahibi eşlerin hisse düzeltme işlemlerinin yazılı talep beklenmeksizin incelenerek gerekli işlemlerin ilgili ödeme dönemi içinde ivedilikle tamamlanması talimatı verildi.

Vatandaşın başvurusuna gerek yok

Buna göre, vatandaşların başvurusuna gerek kalmadan hak sahipliği güncellenecek. Örneğin, anne ve kız aynı dosyadan ölüm aylığı alıyorsa, kız evlendiğinde annenin ölüm aylığı, başvuru yapılmasına gerek kalmadan yükseltilebilecek. Öğrenim gören çocuklar mezun olduğunda bunlara yapılan ölüm aylığı kesilirken, dosyadan aylık alan tek kişi kalan annenin ölüm aylığı yükseltilebilecek.

Ölüm aylığı alınabilir

Birden fazla gelir veya aylıkların birleştirilmesinde, Emekli Sandığı’ndan elde edilen gelir ve aylıklar dikkate alınmıyor. Örneğin kişi 4/a’lı olarak bir işte çalışıyor olsa bile anne veya babasından dolayı Emekli Sandığı’ndan hak edilen ölüm aylığını alabiliyor.

Diğer taraftan, ana babaya çocuklarından dolayı ölüm aylığı bağlanabilmesi için kendisine gelir veya aylık bağlanmamış olması gerekiyor. Birden fazla çocuğundan dolayı ölüm aylığı almalarında ise engel bulunmuyor.

SSK ve BAĞ-KUR’lular için bu konuda tereddüt yaşanmaz iken, bazı il müdürlüklerinde Emekli Sandığı’na tabi olanlar konusunda tereddüde düşüldüğü, yapılan sistematik kontrollerde hatalı aylık bağlandığı tespit edildi. Emekli Sandığı’ndan aylık veya gelir almakta olan bazı kişilere, aynı zamanda çocuklarından dolayı ölüm aylığı bağlandığı belirlendi.

Genel yazıda, ana ve babanın diğer çocuklarından aldıkları gelir/aylıklar dışında başka hak sahipliği nedeniyle gelir/aylık almaları halinde çocuklarından hiçbir şekilde aylığa hak kazanamayacakları belirtildi. Ana ve babanın 5434 sayılı Kanun kapsamında kendi çalışmasından veya eşinden dolayı aylık alıyorsa, çocuklarından dolayı ölüm aylığı alamayacakları vurgulandı. Bu tür aylık bağlama taleplerinin reddedilmesi istendi.

Her iki aylık da verilebilir

5510 Sayılı Kanun’a göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi, kanunun 54. maddesine dayanarak yapılır. Buna göre, hem malullük, hem de yaşlılık aylığına hak kazananlara bu aylıklardan yüksek olanı, aylıklar eşitse yalnız yaşlılık aylığı bağlanır.

Malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı ile birlikte ölen eşinden dolayı da aylığa hak kazananlara her iki aylığı verilir.

Ana ve babasından ayrı ayrı aylığa hak kazanan çocuklara yüksek olan aylığın tamamı, az olan aylığın yarısı verilir. Birden fazla çocuğundan aylığa hak kazanan ana ve babaya en fazla ödemeye imkan veren ilk iki dosyadan yüksek olan aylığın tamamı, düşük olan aylığın yarısı bağlanır.

Hem eşinden, hem de ana ve babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana babasından bağlanacak aylığı verilir.

Evliliğin ölüm nedeniyle sona ermesi durumunda sonraki eşinden de aylığa hak kazananlara tercih ettiği aylık bağlanır.

Malullük, yaşlılık, ölüm sigortaları ve vazife malullüğü ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, bu aylık veya gelirlerden yüksek olanın tamamı, az olanın yarısı; eşitliği halinde ise iş kazası ve meslek hastalığından bağlanan gelirin tümü, malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığının yarısı bağlanır.

Bir kişide ikiden fazla gelir veya aylık birleştiğinde ise bu gelir ve aylıklardan en fazla ödemeye imkan veren iki dosya üzerinden gelir veya aylık bağlanır.

Ekim 2008’den önce birden fazla dosyadan gelir veya aylık bağlanması halinde, bu tarihten sonra yeni dosyadan gelir veya aylık almaya hak kazananların durumu ise kanunun geçici 7. maddesi ile düzenlenmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun emeklilik işlemleri hakkındaki 2018/38 Sayılı Genelgesi uyarınca, 2008’den önce gelir ve aylık bağlanmış olanlar 2008’den sonra yeni bir dosyadan gelir veya aylığa hak kazanırlarsa statüsüne göre değerlendirme yapılıyor. Yeni dosya aynı statüde ise yüksek olanın tamamı, düşük olanın yarısı ödeniyor. Farklı statüler söz konusu ise her ikisi de tam ödeniyor.

Örneğin, SSK’dan yaşlılık aylığı alırken 2008’den sonra 4/a statüsünde sürekli iş göremezlik gelirine hak kazananlara yüksek olan aylık veya gelirinin tamamı, düşük olanın yarısı ödenir. BAĞ-KUR aylığı almakta iken 2008’den sonra 4/a statüsünden sürekli iş göremezlik gelirine hak kazananlara ise her ikisi de tam bağlanır.

Ekim 2008’den önce birden fazla dosyadan gelir veya aylık almakta iken bu tarihten sonra yeni bir dosyadan gelir ve aylığa hak kazanılması halinde, en düşük miktarlı dosya kapsamdan çıkartılır.

Kategoriler
Ekonomi

Borcu olan emeklileri üzecek karar: Ödemek zorunda!

Yaklaşık 13 milyon emekliyi üzecek bir mahkeme kararı ortaya çıktı. Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) alacakları ve nafaka borçları dışında emekli maaşlarına haciz konulamıyor. Ancak Yargıtay banka tahattütnamesi imzalayan vatandaşın emekli maaşının kesebileceği ve borçlunun serbest iradesiyle imzaladığı taahhütnamenin sonradan kaldırılamayacağına hükmetti.


Emeklinin yazılı muvafakatı olması gerekir

Habertürk’den Ahmet Kıvanç kendisine ir kişinin sorduğu “SGK tarafından iki senedir annemin ve babamın 4b emekli aylıklarından icra gerekçesiyle yüzde 33’lük kesinti yapılmaktadır. Kesinti pandemi sürecinde de devam etmektedir. En azından pandemi boyunca kesintinin kaldırılması için herhangi bir işlem, başvuru yapılabilir mi?” soruya yazısında yanıt verdi. Yargıtay’ın kararını anlatan kıvanç şunları dile getirdi: 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesine göre, SGK’dan bağlanan emekli aylığı, dul ve yetim aylığı ile iş göremezlik geliri gibi ödemelerden sadece SGK’ya olan borçlar ile nafaka alacakları için haciz konulabilir. Bunların dışında emekli aylığına haciz konulabilmesi için emeklinin yazılı muvafakatının olması gerekir. Annenizin ve babanızın, haciz konulan alacak için emekli aylığından kesinti yapılacağına dair yazılı muvafakatı yoksa SGK’ya itirazda bulunabilir.

Taahhütname sonradan kaldırılamaz

Diğer yandan, özellikle maaş hesabının bulunduğu bankadan kredi kullanılırken, borcun ödenmemesi halinde emekli aylığından kesinti yapılabileceğine dair bankalarca taahhütname alınıyor. Sonradan taahhütnamenin iptali için açılan davalar Yargıtay’dan dönüyor. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi yakın tarihli bir kararında (2019/6324 E. , 2020/3250 K.),borçlunun serbest iradesiyle imzaladığı taahhütnamenin sonradan kaldırılamayacağına hükmetti.
Karara konu dava dosyasına göre, emekli bir vatandaş, emekli aylığı aldığı bankadan kredi kullanırken, aylık 1030 TL tutarındaki taksitlerin emekli aylığından kesilmesi konusunda bankaya muvafakat verdi. Ancak daha sonra ekonomik durumunun kötüleştiğini, emekli aylığı dışında hiçbir gelirinin bulunmadığını, emekli aylığını alamadığı için zor durumda kaldığını belirterek verdiği muvafakatin kaldırılmasını, aylığından kesintilerin durulmasını istedi. Bankanın talebi kabul etmemesi üzerine dava açan emekli, yerel mahkemece haklı bulundu. Mahkeme, taahhütnamenin kaldırılmasına, taahhütname dolayısıyla emekli aylığında yapılan kesintilerin durdurulmasına ve daha önce yapılmış kesintilerin de iadesine karar verdi.

Ödenmemesi medeni kanuna aykırı

Bankanın temyiz talebi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay, yerel mahkemenin kararını banka lehine bozdu. Yargıtay kararında, emeklinin kredi kullanırken kredinin teminatı olarak banka nezdinde bulunan tüm alacakları, mevduat ve bloke hesapları üzerinde bankaya haciz yetkisi verdiği belirtildi. Davacı emeklinin bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesi gerektiği kaydedilen kararda, davacının sözleşmenin her sayfasını ayrı ayrı imzalayıp, serbest iradesi ile kredi borcu taksitlerinin bankadan aldığı maaştan ödenmesi için muvafakatname verdiği ifade edildi. Aksinin kabulü halinde, kredi isteyen kişinin mali durumu ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkansızlaşması, kötü niyetli bir kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğacağı, bunun da medeni kanuna aykırı olduğu belirtildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da (2017/2899 E. , 2018/420 K.) aynı konuda bir başka dosya ile ilgili kararında, kredi kullanırken verilen taahhüdün sonradan kaldırılmasının emeklileri mağdur edeceğine dikkat çekti. Kararda, aksi takdirde emekli maaşı dışında geliri ve bu suretle teminat gösterebileceği herhangi bir malvarlığı bulunmayan tüketicilerin, alacağının tahsili imkanını kuvvetlendirmek istemesi makul olan banka karşısında düş duruma düşüreceği, emeklileri kredi kullanamaz hale getireceği ifade edildi.