Kategoriler
Eğitim Gündem

Öğretmenlerden interneti olmayan öğrencilerin yürek burkan hikayeleri!

Covid-19 salgını nedeniyle geçilen yeni uzaktan eğitim sistemine, milyonlarca öğrenci erişemiyor. İstanbul Kâğıthane’de görev yapan bir ortaokul öğretmeni, bir öğrencisinin dersler için “İnternet kafeden giriyorum. Saati 4 liradan bağlanıyorum. Param yetmez” dediğini aktarıyor.

Cumhuriyet’ten Sena Yaşar’ın haberine göre, Sakarya’da görev yapan bir ortaokul öğretmeni de bir öğrencisinin ailesinin, çocuğunu “derslere katılabilmesi için yurda yerleştireceğini” söylediğini belirtti.

Okulların martta Covid-19 salgını nedeniyle kapanmasının ardından başlayan uzaktan eğitim sürecindeki sorunlar devam ediyor.

Cumhuriyet’e konuşan ancak adını paylaşmak istemeyen, İstanbul Kâğıthane’de görev yapan bir ortaokul öğretmeni, 18 derslikli okullarında 2 sınıf dışındaki bütün sınıflarda derslere katılımın yüzde 50’nin altında olduğunu belirtiyor. Kendi sınıfında 20 öğrencinin derslere hiç katılamadığını söyleyen öğretmen, “MEB, bu isimlerin neden giremediklerinin bildirilmesini istedi ama okul müdürü ‘Velilere umut vermeyin, öğrencilere tablet ya da internet sağlanacağını düşünmüyoruz. Belki verirler, bilemiyoruz’ dedi. Veliler okula sık sık görüşmeye geliyor” ifadelerini kullandı.

“İNTERNET KAFEDEN GİRİYORUM, PARAM YETMEZ”

Okulda bilişim sınıfı ya da EBA destek noktası olmadığını söyleyen öğretmen, okul idaresi tarafından alınan 2 diz-üstü bilgisayarı ise evinde imkânı olmayan öğretmenlerin kullandığını kaydediyor, yakın zamanda yaşadığı olayları ise şöyle anlatıyor:

“Bir veli geldi. Evinde internet var ama tek telefon var. ‘3 çocuğum var, dersleri çakışıyor. Biri kullanırsa diğeri kullanamıyor’ diyor. 5. sınıfa giden bir öğrencim ‘İnternet kafeden giriyorum, bu haftadan itibaren nasıl olacak dersler? Saati 4 liradan bağlanıyorum. Param yetmez’ dedi. Bir veli ile konuştum, kendimi çaresiz hissettim. ‘3 çocuğum var, ne yapacağım’ diye sordu. ‘EBA destek noktası kurmaya çalışıyoruz’ dedim ama aklıma başka çözüm gelmiyor.”

“İMKAN OLDUKÇA GİRERİZ”

Sakarya’da görev yapan bir ortaokul öğretmeni, okulunda, derslere katılımın yüzde 70 civarı olduğunu söylüyor.

“Kendi sınıfımda derse giremeyen 8-9 öğrenci var. 2-3 tanesinde televizyon dahi yok. Bir kısmının anne ya da babasında telefon var ancak onlar da çalışıyor. Öğrenci, onlar evde olursa derse girebiliyor. 2 öğrencim derse hiçbir şekilde katılamıyor. Aile, ‘İmkân oldukça gireceğiz’ diyor ama giremiyorlar. Anladığım kadarıyla evde hiçbir imkân yok” dedi.

Öğrencilerin, okul kapalıymış gibi yaşamlarına devam ettiklerine dikkat çeken öğretmen, “Birkaç öğrencinin ailesi, ‘Yurda yerleştireceğim, yurda katıldığında derslere katılacak. Orada imkân sağlanacak’ dedi. Tarikat yurtları mı yoksa Kuran kursları mı, tam emin değilim” ifadelerini kullandı.

Tablet-bilgisayar-internete ulaşımı olmayan öğrencilerin eğitim sorununun nasıl çözülebileceği ise hala netlik kazanmadı.

 

 

 

 

 

 

Kategoriler
Eğitim

MEB’DEN EBA açıklaması: “2 saatte sorunu çözdük!”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) uzaktan eğitim platformu EBA TV, 22 Eylül Salı günü çökmesinin ardından  MEB’den açıklama geldi. Durumun siber saldırıdan ve eş zamanlı kullanıcı yoğunluğundan meydana geldiğini açıklayan MEB, problemin çözüldüğünü duyurdu.

“EŞ ZAMANLI KULLANICI YOĞUNLUĞU YAŞANDI”

MEB’den yapılan açıklamada, ‘EBA’da yaşanan teknik sorun) Eş zamanlı kullanıcı yoğunluğuna bağlı olarak 08.30 – 12.00 saatleri arasında aralıklı olarak bazı kullanıcılar tarafından karşılaşılan erişim sorunları, vakit kaybetmeksizin yapılan iyileştirmelerle hızla çözüme ulaştırılmıştır. 22 Eylül itibarıyla uygulamaya alınan canlı ders zaman çizelgesindeki yeniliklerle, bir öğrencinin gün içinde işleyebileceği canlı ders sayısı büyük oranda artırılmıştır. Bu uygulamayla, TRT EBA TV yayınlarına ilave olarak öğrencilerin, günlük ders programının tamamına yakınını canlı dersler aracılığıyla, öğretmenleriyle etkileşimli olarak yapması amaçlanmıştır. Söz konusu uygulamanın ilk günü olması sebebiyle eş zamanlı kullanıcı yoğunluğu oluşmuştur. Eş zamanlı kullanımdan kaynaklı bu durumla ilgili tespitler anlık olarak yapılmış ve aynı gün iyileştirmeler devreye alınmıştır. Bu kapsamda öğrencinin, dersin başlamasından 30 dakika öncesine kadar kolaylıkla sisteme erişerek doğrudan canlı dersine katılabilmesini sağlayacak “Hızlı geçiş” özelliği iyileştirilmiştir” denildi.

“2 SAATTE ÇÖZDÜK”

Siber saldırıların da olduğuna dikkat çeken MEB, Bunun yanı sıra, yeni dönem açılışı ile çok yüksek düzeyde kullanım trafiğine ulaşan EBA, küresel ölçekte dikkat çekerken siber saldırılara da maruz kalmakta ve hizmet kalitesi etkilenebilmektedir. DDoS (Dağıtık Hizmet Engelleme) saldırılarını izleme raporlarına göre, söz konusu saatlerde birden fazla siber saldırı gerçekleştiği görülmüştür. Bu durumun erken farkına varılmasıyla anında müdahaleler neticesinde, 2 saat içinde EBA platformu ve EBA Canlı Ders sistemi hizmet sunmaya devam etmiştir” ifadeleri kullanıldı.

“7/24 KESİNTİSİZ HİZMET SUNUYORUZ”

Problemin tamamen ortadan kalktığının altı çizilen açıklama; EBA Sistemleri 7/24 kontrol merkezi ile izlenmekte ve kesintisiz hizmet sunumu için gerekli müdahaleler anlık olarak yapılmaktadır. 22 Eylül öğleden sonra ve 23 Eylül tarihlerinde benzer kullanım yoğunluğuyla karşılaşılmasına rağmen herhangi bir sorun olmaksızın öğrenci, veli ve öğretmenlerimize hizmet sunulmaktadır” ifadeleriyle sonlandırıldı.

Kategoriler
Eğitim Türkiye

Milli Eğitim Bakanı’ndan uzaktan eğitim açıklaması! “Öyle bir öğrenirler ki…”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, uzaktan eğitim sürecinde çocuklarının okuma yazmayı öğrenemeyeceğinden endişe duyan velilere, “Okuma yazma öğrenilir. Hem de öyle güzel ve kolay öğrenirler ki şaşarız. Tıpkı bazı çocukların hiç kimse göstermeden durup dururken okumaya başlayıverdiği gibi… Bu, sahiden böyledir.” mesajı verdi.

Bakan Selçuk, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, veliler arasında “Uzaktan eğitim sürecinde 1’inci sınıf öğrencileri okuma yazmayı öğrenemeyecek veya çok zorlanacak” şeklinde bir algı olduğuna işaret etti.

HEM DE ÖYLE GÜZEL VE KOLAY ÖĞRENİRLER Kİ

“Okuma yazma öğrenilir. Hem de öyle güzel ve kolay öğrenirler ki şaşarız, tıpkı bazı çocukların hiç kimse göstermeden durup dururken okumaya başlayıverdiği gibi… Bu, sahiden böyledir.” ifadelerini kullanan Bakan Selçuk, şunları kaydetti,

“Biraz zaman alacak ancak uzaktan eğitimdeki 1’inci sınıf öğrencileri de öğrenecekler. Okulların yüz yüze açılmasına 1’inci sınıf kademesinden başlama sebebimiz okuma yazma telaşı değil. Bu çocuklarla öğretmen arasında, okul arasında sosyal, duygusal bir bağ kurabilmek. Yoksa okuma yazmayı elbette öğrenecekler.”

ÜZERLERİNDE BASKI HİSSEDECEKLER

Çocukların, yanlarında “Uzaktan eğitimde bunlar nasıl öğrenecekler okuma yazmayı?” denildiğinde üzerlerinde baskı hissedeceğine dikkati çeken Selçuk, bunun normal zamanda da okuması geciken çocuğa yapılan baskı olduğunu belirtti.

Selçuk, “Bak arkadaşın okudu, sen geç kaldın, bak şu ne güzel yazıyor.” demenin, çocuğun okuma yazmasını hızlandırmayacağını, sadece onu yoracağını, yavaşlatacağını ve süreci uzatacağını vurgulayarak, “Benim bu yılki 1’inci sınıf çocuklarım da okuma yazmayı normal zamandaki gibi öğrenecekler. Kimi uzaktan eğitimle, kimi yüz yüze… Kimi erken, kimi geç… Kimi takılarak, kimi akıcı… Ama öğrenecekler.” değerlendirmesinde bulundu.

Paylaşımında “A” harfi ters yazılmış bir görsele de yer veren Selçuk, “İlk yazdığım A harfi böyle bir şeydi.” ifadesini kullandı.