Politika

Kılıçdaroğlu CHP’nin Suriye politikalarını anlattı!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin ve kendisinin Suriye politikalarına değindi. "Bizim Ortadoğu bataklığında ne işimiz var?" Aklı olan herkes bu sorunun ne kadar doğru bir soru olduğunu biliyor’’ diyen Kılıçdaroğlu, AKP’nin Suriye politikalarını eleştirdi. Suriye sınırında mayınların temizlenmesi için AK Parti Hükümetinin 49 yıllığına yabancı bir şirketle anlaştığını hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, ‘’neden Suriye sınırında mayınlar temizlendikten sonra 49 yıl yabancı bir ülkeye vereceğiz o sınırları, neden biz bunu öngördük? Bunlar öngördüler. Neden? Kim telkin etti, kim tavsiye etti size? Mayınları temizleyin yüzlerce kilometrelik alanı yabancı bir ülkeye verin. Niçin? 49 yıllığına...’’ diye sordu… İşte o çok çarpıcı açıklamalar…

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bugün partisinin gurup toplantısında, öncelikli olarak partisinin Suriye politikalarını anlattı. Soru şeklinde CHP’nin Suriye politikaları anlatan Kılıçdaroğlu, AK Parti hükümetini Suriye sınırında ki mayınların temizlenmesi konusunda eleştiri yağmuruna tuttu.

BİZİM ORTADOĞU BATAKLIĞINDA NE İŞİMİZ VAR?

Kılıçdaroğlu, Suriye’ye bakışlarını‘’ Suriye konusunda biz çok iyi niyetlerle yola çıktık, çok iyi niyetlerle. Hiç büyük laflar etmedik. Sorduğumuz soru şuydu bakın: “Bizim Ortadoğu bataklığında ne işimiz var?” Aklı olan herkes bu sorunun ne kadar doğru bir soru olduğunu biliyor. Neden bizim o bataklıkta işimiz var? Sorunu çözmek için evet, sorunu çözmek için evet ama bize de danışılırsa. Türkiye’nin böyle bir pozisyonu vardı, Ortadoğu’da bir sorun çıktığı zaman, başvurulan ülke Türkiye idi gelin şu sorunumuzu çözün diye. Bataklığa girdiğiniz andan itibaren, sorunu çözüme pozisyonunuzu kaybediyorsunuz demektir’’ ifadeleri ile anlatırken, AKP’nin Suriye politikalarını şu sözlerle eleştirdi.

ALINAN O KARARI İPTAL ETTİRMESEYDİK…

Yine söyledik; neden Suriye sınırında mayınlar temizlendikten sonra 49 yıl yabancı bir ülkeye vereceğiz o sınırları, neden biz bunu öngördük? Bunlar öngördüler. Neden? Kim telkin etti, kim tavsiye etti size? Mayınları temizleyin yüzlerce kilometrelik alanı yabancı bir ülkeye verin. Niçin? 49 yıllığına… Önce kararnameyi CHP iptal ettirdi, sonra Anayasa Mahkemesine kanun çıkardılar, Anayasa Mahkemesi’ne gittik, kanun çıktı ve iptal etti. Şimdi ben özellikle AK Parti’ye oy veren kardeşlerime seslenmek isterim: Suriye sınırına, yabancı bir devlet gelip yerleşseydi bugün Türkiye’nin durumu ne olurdu? Cumhuriyet Halk Partisi’nin -hep kızıyorlar ya “siz hep bu mahkemelere gidersiniz” diye- mahkemeye gitmeyip de iptal ettirmeseydik, bugün o bataklığın hangi düzeye ulaştığını acaba tahmin edebilir miydik? Dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek BOB eş başkanlığına neden soyunduğunu sordu.

BOB EŞ BAŞKANLIĞINA NEDEN SOYUNDUNUZ?

Yine söyledik, neden Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanlığına soyundunuz, neden? Kim size önerdi? Maşa rolünü kim size verdi, hangi gerekçeyle kalktınız bunu açıkladınız defalarca? “Ben Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanıyım…” Hiç düşünmediniz mi? Sana bu eş başkanlığı veren, sana nasıl bir görev verecek yarın? Tarihten yoksun olanlar, tarih kültüründen yoksun olanlar buna balıklama atladılar, bugün Ortadoğu bataklığında bulunmamızın temel nedenlerinden birisi bu.

Kılıçdaroğlu, AK Parti hükümetinin eski adıyla Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) yeni adıyla Suriye Milli Ordusu (SMO) olan Esad Karşıtı birlikleri ile ilişkisini sorguladı. Erdoğan’ın ÖSO’yu Amerika ile birlikte kurduğunu söylediğini iddia eden Kılıçdaroğlu, konu ile ilgili şu açıklamalarda bulundu!

‘’ÖSO’U AMERİKA İLE BERABER KURDUK’’

Yine biz söyledik, ya arkadaş ÖSO’yla senin ne işin var? Suriye’yi bölme, ayrıştırma konusunda senin ne işin var, neden bu işe soyunuyorsun? “ÖSO’yu biz Amerika’yla beraber kurduk” diyor. “Ey Amerika, biz ÖSO’yu seninle beraber kurmadık mı?” diyor. Sana maşa görevi verdiler, farkında bile olmadın. Değerli arkadaşlarım ve biz ÖSO’nun hamiliğine soyunduk aynı zamanda. Maaş verdik aynı zamanda, para verdik, aynı zamanda, silah verdik aynı zamanda, eğittik aynı zamanda ve biz yıllar yılı “yanlış yapıyorsunuz, yapmayın, etmeyin” dedik. “Türkiye’nin başını belaya sokmayın” dedik. “Türkiye’nin tarihine bakın” dedik. “O dönem Ortadoğu’da görev yapan devlet büyüklerinin yazdığı anılara bakın” dedik. Ama dinlemediler. Tam tersine “ÖSO, Kuvayı Milliyedir” dediler. Çünkü Kuvayı Milliye’nin ne olduğunu bilmiyorlardı. Sanıyorlardı ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kuvayı Milliye’cilere her ay para veriyor. Sanıyorlardı ki Kuvayı Milliye’ciler kendi vatanlarını savunmuyor da, birilerinin telkiniyle yola çıkmışlar.

BİZ ORTADOĞU’DA BARIŞ İSTİYORDUK!

Değerli arkadaşlarım; sırtımızı sıvazlayıp Suriye bataklığına bizi sokanlar, sonra bizi yalnız bıraktılar. Biz her seferinde uyardık, her seferinde. 2013’te dedik ki: “Gelin bir Uluslararası Suriye Konferansı toplayın” dedik, yapmadılar. Biz yaptık Uluslararası Suriye Konferansını ve bütün ayrıntıları anlattık orada. Çünkü biz Ortadoğu’da barış istiyorduk. Komşumuzda yangın istemiyorduk. Komşumuzdaki yangının bize sıçrayacağını biliyorduk. Biz hiçbir Mehmetçiğimizin burnu kanamasın istiyorduk. Biz bütün Suriye’nin Mehmetçiğimizin bir tırnağına dahi değmeyeceğini söylüyorduk. Biz bunları söylüyorduk.

SURİYE KONUSUNDA 5 ÖNERİDE BULUNDUM

Değerli arkadaşlarım; ama saray iktidarı buna izin vermedi. Biz bunları söylerken aynı zamanda öneri de getiriyorduk. Ben bu kürsüden, Suriye konusunda beş temel öneride bulundum 4 Şubat 2020’de. Şunu da söyledim: “Bizim önerilerimizi beğenmeyebilirsiniz ama bizim çözümlerimiz bunlar. Bu önerilerle yola çıkarsanız, Suriye sorununu çözersiniz. Bataklığa saplanmazsınız, askerlerimiz şehit olmaz.” Dolayısıyla bu sorunların her birisini, her birisini çözme konusunda öneri getirdik size. Ama değerli arkadaşlarım bunu da dinlemediler. Dinlemediler ama hani dedik ya, “Büyük lokma yutacaksın, büyük laf etmeyeceksin” diye, büyük laf etmeye devam ettiler. 12 Şubat’ta, “Şubat ayının sonuna kadar rejimi İdlib’deki gözlem noktalarımızın dışına çıkarmaya kararlıyız. Bunun gerçekleşmesi için de havadan ve karadan askeri gücümüzü harekete geçireceğiz…” Havadan nasıl geçirecekler? Hava desteği yok ama söylüyorlar. Dilin kemiği yok ki, istediğini söyle! İç politikaya malzeme ediyorsun, Türkiye’ye diyorsun, “ben şunu yapacağım, asacağım, keseceğim.”

Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti;

34 ASKERİMİZ ŞEHİT OLDU

26 Şubat’ta gözlem kuleleri ile ilgili olarak diyor ki; “Gözlem kulelerimizi bu defa kuşatmalarından öyle veya böyle, bu ay sonuna kadar, yani şubatın sonuna kadar kurtarmanın planlanması içindeyiz.” 26 Şubat’ta bu söyleniyor, 27 Şubat’ta o akşam 34 askerimiz şehit oldu, 34 askerimiz! Sanki bir ölü toprağı serpilmiş gibi bütün Türkiye derin bir sessizliğe gömüldü ve hepimizin yüreği ağzımızda, nedir, neyin nesidir diye bekledik. 36 saat televizyonların önüne çıkmadılar, 36 saat!

Niye diyorum büyük lokma ye ama büyük laf etme? Altında kalırsın. Ve altında kaldılar. Devam ettiler sonra, 3 gün sonra çıktılar televizyonlara. Erdoğan çıktı, gülümsedi, fıkralar anlattı, sanki bu ülkede 34 şehidimiz yokmuş gibi. Eleştirdim. Eleştirmeye hakkım vardı. O şehitlerin ve onların ailelerinin, gazilerin bizde hakkı vardır, hukuku vardır. “Ya daha mezara vermeden, toprağa vermeden bu kahkaha nedir? Bu gülme nedir?” dedim. Devleti yönetiyorsun yahu, devleti yönetiyorsun. En azından gülümseme kardeşim, en azından gülme ya, en azından şehide, en azından o şehidin annesine saygı duyun kardeşim.

SEN TOPLANTIYI DÜŞÜNMÜYORSUN!

Yine devam ediyor beyefendi, 2 Mart’ta açıklama yapıyor, “Şayet bir an önce Türkiye’nin belirlediği sınırların dışına çıkmazlarsa, bir süre sonra omuzların üzerinde o başlar da kalmayacak” diyor. Gövde üstünde baş kalmayacak eğer olmazsa ve bir taraftan da “acaba biz nasıl toplanırız, bu sorunu çözebiliriz” diye. O doğru, toplansınlar, sorunu çözmek için çalışsınlar, onu eleştirmiyoruz. Ama bu lafı ediyorsan, senin toplanmaya gereğin yok, sen düşünmüyorsun toplanmayı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı